1. YAZARLAR

  2. Kaya Öztaş

  3. Gaderin Romanı
Kaya Öztaş

Kaya Öztaş

Yazarın Tüm Yazıları >

Gaderin Romanı

A+A-

 

Ama düşünce de öldürmek hukuken suç değildir. Kanunda yeri yoktur . Herkes düşüncesinde başkalarını öldürebilir. Yeterki bu fiiliyata dökülmesin. İşte bu bay yazar bunu da bilmez…Yarın  ayın yirmi biri…yarın çiftliğe uğrayınca, sayım memurunu postalayıp açarım mevzuuyu…Tabii vaziyet müsait olursa…

20 Ekim 1945  gecesi, Savcı Salih Paksoylu dönüp duruy yatânda, uyhu dutmey... Beyninde yüzlerce düşünce uçuşuy, çarpışıy, gaypiy, sıypıy..…

Aynı gün çiftligde Rahime, ôlu Yunus Gayayı  beşênde uyudmuş, gendisi de, yapdê gül şerbetini içiy. Gözü tavanda, dalgın. /Her şey boş, aha deste deste para, pangada bilmem ne gader olmuş, aha çiflig, bağ, bahçe…Neynemeli…  yalêzım…Zaman zaman bir erkeg gohusu…bir erkeg…/

Töbe töbe, dâ sene-i devriyesi dolmadı rahmetlinin kele bacım…Öyle ama..nefis bu…Ama herkes bu nefsi unutmuş onu bi meleg, bi evliya kimi görüy…Bahdı gara gelin, yetim anası Rahime…yüzü yerde gadın…

/ Yarın  sayım varmış. Sohâ çıkma yasagmış. Zaten bi yere çıgdêmız yog ya bazar günleri…Savcı Bey geleceg… Onun da bahışlarında filan bişeyler var amma... Olmaz olmaz deme baharsın olmaz olur…Olursa nolur…Vallahi bilemeym…Yunusun vuruldô gece nerelerdeydi? Tövbe tövbe…Başgası olsa bizimkiler gıyameti goparır da savcı olunca belki gorharlar…/

Rahimeyi de uyhu dutmey…

Adı  : Yunus kaya

Soyadı : Arkan

Baba adı : (merhum) Yunus

Ana adı : Rahime

Tevellütü : 17 Teşrinisani 1945.

Henüz on aylıkken nüfusa gaydolmag şansına sahibolmuşdu Yunus Kaya.

“Al bakalım,Yunus Kaya, bu sana!”

Kocaman bir paketi verdi Yunus Kayaya Savcı Salih. Taa istanbullardan getirdmişdi gurmalı, zemberegli bu gocaman arabey Yunus Gayaya…

-Ne zahmedettiniz?

Nleri hâlâ genizden söyley amma Rahime, dilini de olabildiğince kibarlaşdırmıya Savcı bey kimi gonuşmuya benzedmiye çalışıy…Dedêmiz kimi Rahime Anteplilere mahsus gn hariç yavaş yavaş dilini düzeldiy. Tersine Savcı da sempatik bulduğu kelimelerle Antep ağzıyla gonuşmaya çalışıy…

- Zahmedolacag ne var, Yunus Gaya benim de ôlum sayılır!”

Bu savcının bilinçsizce, yani hesaplayıp kitaplamadan âzından çıhan içten bi cümle.

İnce bir sessizlig nihavend mahamında ortalıgda geziniy, hicaz eşliğinde hüzünlü nağmelerle, vay be! Edebiyata bak sen!

Gızardı Rahime. Dudagları gurudu Savcı Salihin.  “Ôlum!” dedi!

Ekimi, Kasımı- yângış annaşılmasın aydan söz ediyk!- çog gözeldir bizim Antebin…Gaziantebin… Maraşlılar  gısganır bu gazilê…Neymiş de gendini gurtaran şehirmiş...yeri canım sen de!  Sararmagla gızarmag arasında mütereddid gavak yapragları  sabahın seherinde,  âşamın gızıllênda, yapragların titrek hışırtılarıynan sonbaharın hazan hüznünü duyduruy…

Vay be! Ne laflar varmış bu yazarda! Sahı Magsim Gorki…Bag bag devam ediy;

çiflik gün ağarırken uyanmışdır. Horuzlar güccüg guşlugdan evvel ödmüye başlar. Burada mı  başga yerde mi bilinmez amma, horuz dêldir sabahı haber veren. Bi köy damında, bi gıssa boylu  köy minaresinde bi müzzezin namaz zamanının geldêni, artık adamların garılarının goynundan çıgmaları gerekdêni, abdestlerini yapmaları ve abdestlerini almaları lazım geldêni haber verirken, bu gürültüy ve sessizlê bozan bu hayhırışı bi eşeg anırtısı izler. Buna bi it havlaması cevap verir, it havlamasını öteki itlerin havlaması izler ve işde o zaman ancag ve ancag o zaman, sayın bay horoz bi gözünün ağını yavaş yavaş açarag perdeli uyhusundan lütfen gurtulup gerine gerine, ganatlarını gayhılta gayhılta, sahı çog önemli bişey yapıymış kimi üürüsünü sallar. Tabii ohur merag edecegdir bu çifligde müezzin mi var dey. Yoog. Amma mêzzenin  gün görmemiş  uyhulu sesi  yahınlardahı kövden geliy…

“Tanrı uludur, tanrı uludur..

Tanrıdan başga yokdur tapacag

Haydin namaza…”

 

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.