1. YAZARLAR

  2. Ebru Kont

  3. ERKEK OLMAK..
Ebru Kont

Ebru Kont

Yazarın Tüm Yazıları >

ERKEK OLMAK..

A+A-

Bir yere yaslanma, başını dik tut ve kimseden bir şey bekleme..İşte o zaman kendi kendine yettiğini göreceksin demişti çok sevdiğim bir büyüğüm...

Hakikaten de öyleymiş, araştırmalarda aynını söylüyor çünkü.. Yani, araştırmalar gösteriyor ki insanlar potansiyel olarak faydalı olan duyguları hissetmeyi tercih ediyorlarmış. Hem de bu hisler kötü olsa bile.. Duygularımız olumsuz da olsa bizlere verdikleri bilgiyi değerlendirmeliyiz. Risk algısını azaltıp saldırganlığı tetikleyerek bazen yanlış kararlar almamıza neden olsa da öfke duygusu, kimi zaman daha net düşünmemize yardımcı olabilir.Öfkenin karşı tarafın düşünce biçimini daha dikkatli analiz etmeye teşvik ettiği ve böylece kimi durumlarda insanları daha az değil de daha çok akılcı yapabileceği sonucuna varılmıştır.

Kızgınlık  kültürümüzde eril  (erkeksi) bir duygu olarak kabul edilir. Harekete geçiren, ivme katan, enerjiyi seferber eden  aktif bir duygudur . Erkekleri  harekete geçirmek ,eyleme sürüklemek için,bu duygu özellikle kışkırtma amacıyla kullanılabilir. Eylemler,devrimler,politik hareket ve savaşlarda kullanılan temel psikolojik taktik,toplumların kızgınlığını güdüleyerek  bu öfkeyi  harekete geçirmektir.İlk çağlardan günümüze kadar gelen ataerkil düzen anlayışı,öfke ve kızgınlığı erkeklerde bir hayati saldırı ve savunma aracı olarak pekiştirildiğinden,erkeklerin öfke ve saldırganlığı toplum tarafından daha normalize edilmiştir.

Kızgınlık ve öfkenin ehlileştirilmemiş, saldırgan ifadesi, korku yaratarak güç, kontrol ve baskı oluşturur. Kültürümüz kontrol kadar, başkasının üstünde güç ve baskı kurmayı da salt erkeklere uygun gördüğü için, kızgınlık ve öfke kullanımı özellikle "erkeksi" bir ifade olarak benimsenmiştir. Erkekler için, kızgınlığı ifade etme davranışları genelde cinsel rolleri içinde örneklenmiş, öğretilmiş, toplumsal olarak da bu davranışlar "ERKEKSİ" olma adına pekiştirilmiştir. Hatta daha da ileri giderek, kızgınlığını baskıcı ve suçlayıcı tarzda ifade etmeyen veya etmemeyi seçen erkeklere, kültürümüzün taktığı küçültücü bir etiket bile mevcuttur. KILIBIK!

Nice erkek, bu aşağılayıcı damgayı yememek için, kimliğini ve kişisel değerleri uğruna, kendini saldırgan göstermek zorunda hisseder. Kan ve namus davalarında, erkeklerin erken yaştan saldırganlığa teşvik edilmeleri, bu erk (!) gösterisi uğruna hapiste çürümeyi bile göze almaları, öfkeyi hala ilkel boyutlarda yaşadığımızın ve kullandığımızın kültürel bir kanıtıdır.

Kültürümüzün bu çarpık öfke anlayışı nedeniyle, erkekler kendilerini tercih etmedikleri sonuçlarla karşı karşıya bulur, ya saldırgan olmak veya saldırıya karşı koymak zorunda kalmak. Bu uğurda nice erkek gereksiz yere hayatını yitirmekte ya da başkasına zarar vererek veya canına kıyarak "erkek olmayı" çok ağır bedellerle ödemektedir.Çoğu erkek, toplum tarafından gaza getirilip, "yiğitlik, erkeklik" adına, yaşamını, sağlığını ve üretken enerjisini bu uğurda yitirir ne yazık ki...

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.