Sayın Başbakan Kürt açılımıyla bir yandan terörün başarısını kanıtlamakta, diğer yandan da özel birlikler kurarak terörü önleyeceğini düşünmekte. Bu yöntemle başarılı olmak mümkün mü, acaba? Bizce bu zaman kaybından başka bir şey değil. Tabi ki, devletimizin zaman kaybı teröristlerin zaman kazanması ve eylemlerine devam etmesidir.
Peki, terör nasıl önlenecek?
Bir komşu düşünün. Sürekli bahçenizle ve evinizle meşgul. Amacı evinizi yıkmak. Bahçe duvarından atlıyor. Fidanları koparıyor, Duvarınıza işiyor. Camlarınızı kırıyor. Kapınızı zorluyor. Siz bu komşuyu ve eylemlerini görmezden geliyor, bahçenizi ve evinizi beklemesi için daha uyanık bekçiler yetiştirmeye çalışıyorsunuz. Bu hangi akla hizmettir?
Kim bu komşu?
Nikâhsız babası ABD’nin önderliğinde Irak’ın kuzeyini ele geçiren, kurduğu fason devletin gelecekteki başkentini Diyarbakır olarak düşünen Barzani eşkıyasıdır. Kendi bahçesinde it besleyenler beslemelerinin komşuların bahçesini kirletmesine izin vermemelidir.
Terörü bitirmek isteyenler fikirlerinde ciddi ve samimi iseler, bu işe başlamaları gereken ilk noktanın Barzani olduğunu bilmelidirler. Barzani’ye paralel olarak İmralı ve BDP de tasfiye edilmek zorunda.
Vücuda yayılmış bir hastalık mikrobunu tek tek öldürerek tüketemezsiniz. Bir tane öldürene kadar on tane daha ürer. Öncelikle mikrobun üremesini ve beslenmesini engellemek zorundasınız. Barzani mikrobu Doğu ve Güneydoğu’yu nüfuzu altına almış durumda. Terör temsilcisi vekil veya belediye başkanlarının seçilmelerinde Kandil kadar Barzani’nin de ağırlığı vardır. Bazı gerçekleri görmezden gelerek doğru bir sonuca ulaşmak imkânsız.
Doğu ve Güneydoğu’da devletin nüfuzu gün geçtikçe azalmakta. Devlete güvenin yerini PKK korkusu almakta. Bu korkudur ki, ilgili bölgelerin dağlarında teröristlerin kolayca barınmalarına olanak sağlamaktadır.
Bizim istihbarat birimlerimizin yan gelip yattıklarına iyice inanmaya başladım. Özellikle dış istihbaratımız en alt seviyelere kadar inmiştir. Dış istihbaratımız ciddiyetle çalışsaydı AB ve ABD ülkelerinin PKK’yı besleyip kolladıklarını belgelerle ispat ederlerdi. Bu belgeler ilgili ülkelerin masasına konduğunda gereği yapılmıyorsa tek seçenek kalıyor demektir. O da ilgili ülkelere karşı sertleşmek.
Türkiye Cumhuriyeti ile yıllardır terör savaşında bulunan dağ eşkıyalarının ellerindeki silahlar, besin, ilaç, mühimmat, nakliye, barınma, donanım gibi işler için yüksek rakamlı paralara ihtiyaçları vardır. Bu paraların nerelerden geldiği araştırıldığında AB/D noktasına kadar kolayca uzanmak mümkündür.
Haaaaa, ABD dostumuz. AB üye olmaya çalıştığımız ama bir türlü başaramadığımız, ancak demokratik sığınak bildiğimiz bir kuruluş. Bunlarla aramız bozulmasın deniyorsa, teröre ülkemiz bölününceye kadar katlanmak zorundayız.
Türkiye bugün için son derece hayati sorunlar yumağı içinde. Bu sorunlar terörden kaynaklanan sorunlardır.
AB/D ‘’Türkiye’de eksen kayması var’’ deyince akan sular durdu. Ülkemiz çevresinde döndüğü bu eksende kaldığı müddetçe terörden kurtulamaz. Çünkü, yapılanlar Sevr’i yeniden hortlatmak, Bizans’ın, Haçlı seferlerinin ve Avrupa’daki Osmanlı işgallerinin intikamını almaktır. Açıkça sırıtan bu gerçekler karşısında eksen kayması az bile gelir.
Şurası unutulmamalıdır ki, uygarlık ve teknoloji yalnızca Batı’nın tekelinde olan şeyler değil. Bu özellikler doğru çalışan aklın ve ciddiyetin eseridir. Korkmaya gerek yok.
Terör yok edilmek mi isteniyor?
O zaman yapılacak ilk iş Doğu ve Güneydoğu’da devlete olan güvenin sağlanmasıdır. Ayrıca suçlulara karşı devletin sıkı takibi ve caydırıcı ceza mekanizmasının işlemeye başlaması şarttır. Bu bölgelerimizde yaşayanlar devletin kendilerini kesinlikle koruyacağına inanmalıdır.
TBMM içinde terör ve terörist temsilcileri hem Meclis’e, hem de devlete kafa tutmaya devam ederse, bebek katili Kandil’i İmralı’dan yönetmeyi sürdürürse, bunun adına da demokrasi diyorsanız, özel birlik kurmaktan filan vazgeçmeniz gerekir.
Boşuna zahmet, boşuna masraf, boşuna zaman kaybı…
Türkiye, İran ve Suriye ortak eylemle Irak’ın kuzeyini neden işgal etmiyorlar? Anlamak mümkün değil. Çekinceleri AB/D ve İsrail mi? Siz işgal edin. Onlar da sıkıysa gelsinler bakalım. Kimse gelemez ama bir şey gelir.
Teröristleri besleyenlerin, Barzani’nin, Apo’nun ve BDP’nin akılları başlarına gelir.
Neden Hayır
Önümüzdeki halk oylamasında ben de hayır oyu kullanacağım. Bu hayırın nedenleri konusunda endişelerimi sizlerle paylaşıyorum.
Uzun süreden beri kullanmadığım bir sözüm vardı. Bugün yeniden hatırladım.
Gelecek geçmişin devamıdır. Geçmişinden kopuk bir gelecek olamaz.
Halk oylamasına hayır dememin nedeni oylanacak anayasa değişikliklerini hazırlayan AKP nin geçmişiyle ilgili. Çünkü geçmişte ne yaptıysa gelecekte de ...
Çocukların andı.
Her sabah okul önünde toplanılır. Sıraya geçilir. Bir öğrenci karşıya geçer ve ant içirmeye
başlar.
-Türküm.
-Türküüüüüüüüüüüüüüüümmm!
-Doğruyuuum.
-Doğruyuuuuuuuuuuuuuuuuuuumm!
-Çalışkanııımm.
-Çalışkanııııııııııııııımmmmmmmmmm!
Sonra sınıflara girilir ve her zamanki gibi dersler başlar.
Taraftar büyüklerin andı.
Büyük çocuklar meydanlarda toplanır. Kalabalık olsun diye devlet memurlarının hepsi de mitinge çağrılır. Gelmeyenler hakkında soruşturma açılır. Hava çok sıcaktır. Toplanan kalabalık güneşten korunsun diye başlarına daha ...
Teröre neden olarak doğu ve Güneydoğu’nun geri kalmışlığı gösterilmekte. Acaba bu iddia doğru mu?
Yol makinalarının ve şantiyelerin yakıldığı, öğretmenlerin kurşunlandığı, ilköğretim okullarında bile çoğunlukla Kürtçülük eğitimi verilen, aşiret ağa ve şeyhlerinin ya milletvekili seçildiği, ya da siyasi arenada başka bir rol üstlendiği bu bölgelerimizde resmi kurumların sağlıklı çalışması mümkün mü? ...
Bazı bilimsel kurallar kendi alanı dışında da geçerlidir. Mesela tıpta bir hastalığın iyileştirilmesi için yapılması gerekenler. Önce hastalığa teşhis konur ve sebepleri tespit edilir. Sebepler ortadan kaldırılır ve ardından tedaviye geçilir. Tedavi sonrası da yenilenmemesi için kontroller devam eder.
Terör illetinin asıl nedenleri nelerdir? Avrupa Haçlı Seferlerinin ve daha sonrasında Avrupa’daki Osmanlı ...
Hakkari, İskenderun, Doğu Karadeniz ve diğer bölgelerimizdeki terör artışı had safhaya ulaştı. Ağlayıp sızlayarak ah etmenin zamanı değil. Yanlışları, eksikleri ve ihanet odaklarını bulup gerekenleri yapma zamanıdır. Bu konuda yazacak çok şey var.
Her zaman yazdığım gibi haber kanallarındaki şehit haberlerini izleyiniz. Dikkatimizi ilk çeken şey bütün şehit ailelerinin gariban ailelerden oluşmasıdır. ...
Gaziantep’te özellikle Kan Merkezi ile Çetinkaya Mağazası arasında kalan bölümde yabancı dilde yazılmış levhalar arasında Türkçe levhalar aramanın özlemi içindeyiz. Yabancı dil ve turist merakımız kendi dilimizi aşağılamaya kadar yöneldi. Güzelim Türkçemizi yavaş yavaş terketmeye başladık.
Kurucu üyeleri arasında bulunduğum Gaziantep Kültür Sanat ve Edebiyat Derneği’nin ana hedefinde dilimize hakettiği önemin ...
Uzun yıllar önce, Filistinde savaşmış General Cevat Rıfat Atılhan'ın nerdeyse bütün eserlerini okumuştum. Rahmetlinin bütün eserleri Siyonizm ve Museviler üzerine yazılmıştı.
Belgesel nitelikteki bu eserlerde sayfaların arasına ilgili belgelerin fotokopilerini de yerleştirmişti. Mesela Siyonizm ve Protokollar adlı eseri israil devletinin ilk projelerini hazırlayarak, uygulama safhasına koyan Dr. Teodor Heltz'den başlayıp, İsrailin kuruluşuna ...
Dört edebiyat ve şiir gönüllüsü bir araya gelerek bir tarih, kültür, sanat ve edebiyat dergisi çıkarmaya başladık. Dergi yolculuğumuzda el ele yürüdüğümüz dostlarımızdan biri Avukat Abdulhadi bay. Değerli bir şair olan dostmuz dergimizin sponsorluğunu da üstlenmiş durumda. Aynı zamanda dergimizin sahibi.
Abdulhadi Bay sosyal aktiviteleri zengin ve kendisi son derece aktif bir ...
Geçtiğimiz günlerde Samsun'da Ahmet Türk'ün burnu kırıldı. Kısa süre sonra Kayseri'de bir şehit cenazesinde Enerji Bakanının burnu kırıldı. Aradan çok zaman geçmeden Adana'da bir şehit cenazesinde MHP kökenli bir AKP milletvekili linç edilmekten zor kurtuldu.
Son aylarda gelişen bu tür olaylarla ilgili olarak Sayın Başbakan MHP'yi suçlamakta.
MHP şehit cenazeleri üzerinden siyaset yapıyormuş.
Sayın ...
Aile bir dost ziyaretine konuk olarak katılmak için hazırlanmış.
Evin reisi kırmızı gömlek üzerine mavi ceket ve altına da kop pantolon giyerek karısının karşısına dikilmiş.
-Nasıl olmuş hanım, yakışmış mı?
Karısı baştan aşağı süzerek yanıtlamış.
-Hayır! Toplama bilgisayar gibi olmuşsun…
Anayasamızın hangi ülkenin anayasasından kopyalandığını bilmiyorum. Ancak yasalarımız değişik ülkelerin yasalarından kopya çekilmiştir. Yasalarımız da öyle. ...
Ülkemizde her gün ortalama sekiz intihar olayı yaşanmakta. İntiharların nedeni nedir. En başta geçim sıkıntısı. Sonra da geleceğe yönelik güvensizlik ve çaresizlikler. Bunlara dershane parası için hapse giren annenin oğlunun intiharını örnek olarak verebiliriz.
Cinayetleri saymıyorum. Çünkü günlük cinayetlerin sayısı belli değil. Ancak her gün çok sayıda cinayet işlenmekte. Üstelik bu cinayetlerin ...
Kristof Kolomb Atlas Okyanusu’nu aşmak isterken gemilerine tayfa bulamamıştı. O yıllarda kralın emriyle İspanya hapishanelerindeki idamlık, katil, hırsız, sapık mahkûmları gemilerine tayfa yaparak yola çıktı. Amerika kıtasını keşfettikten sonra şimdiki Amerikalıların ilk ataları bunlar oldular.
Kıta keşfedilip maceraperestlerin akınları başlayınca geniş ve zengin topraklarda çiftlikler kurdular. Ancak çiftliklerde çalışacak insan yoktu. Çözüm ...
AKP iktidarı döneminde IMF borçlarımız iki katını aşıp gitmekte. Net rakamı hatırlamıyorum ama beş yüz milyar doların üstüne çıktığını biliyorum. Yani milyar dolarlık borçlar trilyon dolar olma yolunda.
Türkiye genç nüfusa sahip. Halk çalışkan. İş bulduğunda hakkını verecek insanlarla dolu. Ancak iş hak getire. İşsizlik rakamları giderek yükselmekte.
İktidar devlete ait vergileri toplayamıyor.
Neden ...
Ülkeyi yönetenler danışmanlardan aldıkları bilgilere güvenerek halkın mutlu olduğuna inanırlarsa, Türkiye’deki manzara ortaya çıkar. Geçmişte milletvekili olan bir dostum bana şöyle demişti.
‘’Doğrular her zaman ve her yerde söylenmez abi…’’
Anladım ki, doğrular yalnızca Ankara’da söylenmez. Başka her yerde rahatlıkla söylenebilir. Yaşanılan gerçekleri söylememek yalancılık ve sahtekârlıktır.
Son zamanlarda açılımlara başladık. Açıla açıla neler ...
DTP’nin kapatılmasının ardından Ankara’yı bir telaş sardı.
Efendim, demokratik bir ülkede parti kapatmak olur muymuş? DTP’nin kapatılması siyasi kayıpmış.
DTP velilerinin istifasını kabul etmeli mi? Etmemeli mi?
AKP etmeyiz diyor.
MHP ile CHP ederiz diyor.
En makul çözüm de Ufuk Uras’ın hülle partisine katılması ve kaldıkları yerden devam etmeleri.
Türkiye’nin ...