Film eleştirmeni değilim. Sanat eğitimimde yok. Bir dizi veya sinema filminde, kitlelerin beklentileri ve nelerden hoşlandığı ile ilgili anket, araştırma gibi belgelere de sahip değilim. Ben yalnızca film izlemekten hoşlanırım. Filmde veya dizide kısa sahnelerin etkileyiciliğini, vuruculuğunu uzun sahnelerin sürükleyiciliğini ararım. Hayatta ki gerçek davranışların, doğallığın filme yansımasını beklerim. Bu sebepten eleştirmenler bana kızmasınlar. Haddin değil kardeşim bu kadar cehaletle işimize karışma demesinler. Çünkü ben o anketler ve raiting yoklamaların da aradığınız kişilerden birisiyim. Hani neden hoşlanırlar diye araştırma yaptığınız kitle var ya? İşte o kitlenin bir mensubuyum ve eleştirmiyor, beklentilerimi ifade etmeye çalışıyorum.
Reklâm filmleri de benim için bir film. Kısa metraj, çok kısa metraj adı ne bilmiyorum. Ancak birçok reklâm filminde yirmi saniyede, bir dakikada o kadar etkileyici mesajlar veriliyor ki neden diyorum filmlerimizde bu etkileyicilik ve güzellik kullanılamıyor. Hani şu uzun uzun tekrarlanan sıkıcı sahneler, diziler ağırlıklı kastettiğim, hüzünlü ve acıklı sahneler. Sanki içinde yaşamışsın kadar stres oluyorsun. Olay başından geçmiş gibi değil. Yani film zaten bana konuyu yaşatıyorsa başarılı olur. Ama sahnenin sıkıntısı konunun sıkıntısının önüne geçiyor.
Şimdi isim yazasım geliyor ama hem işaret etmiş olmayayım, hem de genellemeden uzaklaşmayayım.
Yayımcının çok raiting aldığı ve TV başında nefesini tutarak beklemen gerektiğini zannettiği bir dizi, polisiye komedi macera cinsinden, aslında sürükleyici ve dinlendirici bir konu. Ancak izlerken reklâmlar kadar sizde mola verseniz kendinize sahne kaçırma gibi bir kaygınız olmuyor. Hatta daha da rahat izliyorsunuz. Sıkılmadan, gerilmeden. Sanki diyorum bizleri aptal yerine koyuyorlar. Aynı sahneyi uzun uzun göstermekle “Acaba anlamışlar mıdır, diğer sahneye geçsek mi artık?” diye mi düşünüyor yapımcı.
Bir filmde beni etkileyen en önemli unsurlar, esprinin benim hatırıma gelmeyen, sahnenin düşünemediğim, olayın hayal edemediğim, sonucun tahmin edemediğim cinsten, sunumun ise hata bulamadan hayranlıkla izleyebileceğim görsellikte olmasıdır. Aksi halde “bunu bende yapardım kardeşim” derim. Tekniğini bilmesem de, deneyimim olmasa da derim. Çünkü bana sunulan gösterinin her anını ben de düşünebiliyorum. Yapımcının bir farklılığı kalmıyor. Özelliği kalmıyor. Farklı olanı üretmek önemli olan.
Bu açıdan bakınca reklâm filmlerini üreten ekip, kişi veya kişiler aynı mantık ve performans ile bir film yapsalar uzun metrajlı veya dizi yapsalar diyorum. Başarılı olabilirler mi? Yoksa çok zaman kaybedeceğiz, kısa kısa yapalım para kazanalım mı diyecekler.
TV’de Yarın
Televizyon ülke hayatımıza sinemadan çok sonra, 70’li yıllarda girmeye başladı. 80’li yıllar televizyon sektörümüzün geliştiği yıllardı. Önce renklenmeye başladı yavaş yavaş. Sonra kanal sayılarımız arttı. Uydu alıcıları, dijital ve kablolu sistemler, şifreli yayın sektörü, özel abonelikler falan derken biz mi dünyayı evimize getirdik, dünya mı bizi kucağına aldı anlamadan geniş bir ...
Hep düşünmüşümdür altmışlı yıllarda doğan insanların farklı özellikleri olabileceğini. Yetiştirilme ve eğitim anlamında ve gelişme dönemlerinde ki değişiklikler açısından incelersek. Bir köprü nesil olarak, gelenekselliği modernleşme ile bağdaştırarak bakınca, önemli görev üstlenmiş gibidir altmışlılar.
Bahçeli (hayatlı) evlerde doğmuş, odun sobası ile ısınmış, apartmanlarda yetişmiş, kaloriferin keyfini sürmüştür. At arabasında gezmiş, kara ...
Romantizm. Büyülü kelime. Aslında Avrupa, sanatsal bir reform olarak yaşadı romantizmi. Resimde, edebiyatta, heykel ve diğer sanatsal etkinliklerde. Değişim, duyguların yoğunlaşmasından ortaya çıkan bir akım olarak bütünleşti Fransa'da, İtalya'da ve diğer ülkelerde. Biz ise bu gün romantizmi, bu akımdan etkilenmiş sanat dallarından olan edebiyatın yalnızca Roman ile tasarlanmış İkame duyguları olarak ...
Adınıza kayıtlı kaç cep telefonu hattı var hiç araştırdınız mı? Eminim hiç böyle bir ihtiyaç duymamışsınızdır. Ama durum hiç de düşündüğünüz gibi değil. Özellikle kontörlü hatlarda, GSM operatörleri tarafından bayilere verilen kotaların doldurulması ve hattı açık kullanıma hazır kontörlü hat satışının daha kolay olmasından dolayı bilginiz olmadan adınıza kontörlü hat çıkarılmaktadır.
İşlem ...
Başlıkta ki kelime son yılların en moda hakaret ifadesi oldu. Ben yazımda başlık haricinde bu kelimeyi kullanmayacağım. Başlık içinde özür dilerim. Başka türlü konuya giremedim.
Kelime anlamı olarak Şeref:
Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı kişisel değer, onur.
Erdem, gözü peklik ve yetenekle kazanılmış iyi şöhret.
Büyüklük, ululuk, üstünlük anlamına gelen erkek ve ya ...
Antep savunmasında şehit olan 6317 atamızın birçoğu, kemikleri birbirlerine karışmış ve kenetlenmiş olarak yatıyor ebedi istirahat hanelerinde. Ve de sonsuza dek böyle kalacaklar.
Çünkü onlar yaşarken de yan yana birbirlerine yaslanmış, güvenmiş olarak şehit oldular. Bizim bu gün üzerinde rahatça ve özgürce yaşadığımız topraklarda. Vatan için, namus için, onur için ...
Geçen gün akşam (13.12.2008) Star televizyonu ana haberde kurban etlerini değerlendirme adı altında Gaziantep’in yüz yıllardır sofrasını süsleyen Ali Nazik yemeği katledildi. Mutfağını Star ekibine açan Hülya Erol hanımefendi haber programında, hangi bilgisine dayanarak yaptı bilemiyorum ama bir Ali Nazik tarifi yaptı kı biz Gaziantepliler şaşkınlık ve hayretle izledik. Yine spiker ...