1. YAZARLAR

  2. Emre Karaoğlu

  3. Değişmeyen Tek Şey
Emre Karaoğlu

Emre Karaoğlu

Yazarın Tüm Yazıları >

Değişmeyen Tek Şey

A+A-

 

Değişmeyen tek şeyin değişim olduğu gibi klişe bir cümle ile başladığım bu haftaki yazımın konusunu az çok tahmin etmişsinizdir.

Teknoloji o kadar hızlı gelişiyor, o kadar yüksek hızda baş döndürüyor ki, bu rüzgarın akımına kapılıp, teknolojinin peşinden gidip, onu hayatının bir parçası yapanların kazandığı, direnenlerin kaybolup gittikleri bir dünya oluverdik.

Çok değil, 20-30 yıl öncelerine baktığımızda bile bunu anlayabilmemiz mümkün.

Özellikle iş dünyasında, insanlar bir zamanlar nasıl ekmek parası kazanıyordu, şimdilerde geçmişteki meslekler ne durumda, kaybolup gidenlerin yanı sıra inanılmaz bir dönüşüme uğrayan meslekleri görüyoruz…

Geçtiğimiz günlerde İstanbul’da sürücüsüz metronun açılışı yapıldı. Gelecek 10 yıl içinde şoförsüz otobüsler, pilotsuz uçaklar, işçisiz tarım arazileri, yapay zeka ile üretim yapan fabrikalar görmeye başlayacağımız aşikar iken insanın ekonomik döngü içinde kendini daha başka yerlere konumlandırmasının zamanı geldi de geçiyor bile…

Dünya nüfusu hızla artıyor, başta ülkeleri yöneten iktidarlar olmak üzere uluslar arası anlamda bu değişim karşısında gelir dağılımının nasıl yapılacağı, insan unsurunun nerede ve ne şekilde istihdam edileceğinin çok uzun dönemli planlamasının yapılması gerekiyor. Belki bizler ölene kadar hali hazırdaki ekonomik sistemde yerlerimizi muhafaza edebileceğiz ama bizden sonraki nesiller teknoloji ile sarmalanmış dünyada kendilerini nerede bulacaklar, bunun değerlendirilmesi, elindeki silah ticaretinin verdiği güçle dünyanın geleceğini şekillendiren ülkeler başta olmak üzere tüm insanlığın bir planlama yapmasının zamanı geldi.

Azalan tarım alanlarının gelecekte insanlığı nasıl bir tehlikeye sokacağı konusu benim bile aklımdan iç çıkmıyorken, dünyamızı yönetenlerin insanlar arasına nifak sokmasına, türlü türlü oyunlarla petrol denen madde için yapılan mücadeleler, insanlar arasında bozgunculuk çıkarak kendi çıkarları uğruna her şeyi mubah görenler dünyamızı acımasızca karartmaya devam ederken, olan masum insanlara olur, onlara bir şey olmaz deyip beklemenin bir mantığını göremiyorum.

Belki tüm bu hadiseler kıyamet gününün yaklaştığının göstergesidir, o tarihi yalnızca yaradan Allah (c.c.) biliyor olsa da, her geçen gün bir aşama daha yaşanamaz hale gelen dünyaya bizlerden sonra bırakacağımız evlatlarımızın, bizden sonraki nesilleri işi gerçekten çok zor.

Aklımda çoğu zaman atıp tuttuğum bu konuları sizlerle paylaşmak istedim. Umarım, dünya gelecekte aklımı kurcalayan hep bu kötü senaryoların oynandığı bir tiyatro sahnesi olmaz…

Gelecek hafta görüşünceye dek, sağlıcakla kalın…

 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.