1. YAZARLAR

  2. Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

  3. BU TRAFİK EN ÇOK KİMİN BAŞINI AĞRITIR
Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Ökkeş Özekşi - Haftaya Bakış

Yazarın Tüm Yazıları >

BU TRAFİK EN ÇOK KİMİN BAŞINI AĞRITIR

A+A-

Gaziantep’te trafik konusu gün geçtikçe sorun olmaktan çıkacağına, daha da içinden çıkılmaz hale dönüşüyor.. Bu olumsuzluk şehirde yaşayanlar olarak, iyisiyle, doğrusuyla, yanlışı ve kötüsüyle, akla ilk olarak Sayın Fatma Şahin'i getiriyor.. Çünkü Sayın Şahin, oluşturduğu algı neticesi, şehirde nefes almaktan bile sorumlu bir insan haline gelmiş durumda.. Hatta  Sayın Şahin böyle giderse, bazı ülkelerde ve trafikten bunalan şehirlerde uygulanan haftanın belli günlerinde, trafikte tek ve çiftli plaka uygulamasını Gaziantep'e getirmek zorunda kalabilir. 

Gelelim konumuza.. Hergün artan araç sayısı, özellikle kent merkezi sayılan bölgelerdeki yollar ve kavşaklarda büyük sorun yaratıyor. Çözüm adına üretilenler ise, uygulamaların genellikle teorik yönlü olmasıyla hasebiyle çare olmaktan uzak kalıyor.. Kim ne derse desin, hatta ödül bile alındığı belirtilsin, sola dönüş yasaklarını hala hazmedemeyen bu şehir halkı, çözüm üretilemeyen trafikten dolayı, ilk olarak Fatma Şahin’i suçluyor bu memlekette.. Bunun hiç iyi bir algı olmadığını belirtmeliyim.. Bunu kentte ikamet eden bir vatandaş olarak sahada gördüklerimi yaşadıklarımı, duyduklarımı dile getirerek ifade etmek istiyorum.. 

Gaziantep’te günün artık bilinen belli bölgelerinde yollar ve kavşaklardaki trafik kilitlenir hale geldi. Kazaları söylemiyorum çünkü görmekten usandım artık. Bu şehirdeki kilitlenmeleri artık trafik polisleri de çözemez hale geldi. Çünkü trafik polislerimiz azaldı, emniyetin polis kadrosunun azaldığı gibi.. Zabıtalar çözüm üretmekten uzak, çünkü trafik eğitimleri yetersiz, dahası yetkisiz.. Haliyle tüm yük mevcut trafik polisi kardeşlerimize kalıyor, onlar da  belirli bölgelerde ne yapacağını şaşırmış durumda. Bazıları en kolayına kaçıyor trafiği kesiyor, kilitlenen bölgeyi rahatlatmak için. Bu defa o yöne gitmek isteyenler polisin talimatları ile yön değiştirmek zorunda kalarak ayrı bir cenderenin altına sokuluyor.. Tabii çıkan tartışmalar, durup dururken sinir sistemlerinin bozulması, konuşmaların ayar freninin kaçması ve kalp kırmalar, hakaret etmeler işin cabası..

TEK YÖNLER SADECE PARK EDİLMEYE YARADI

Bu şehirde yıllardır yazarım özellikle cumartesi trafiğinin sıkıntısını.. Kent merkezinde hafta arasından daha fazla trafik yoğunluğu yaşanıyor.. Ne yazık ki çözüm adına hiçbir şey yapılmıyor.. Haliyle Vilayetin önü, Maarif, alt üst geçit, Balıklı, Doğum evi kavşağı, Karagöz, iki yönlü İnönü caddesi, Başkarakol, Sigorta kavşağı, Maliye kavşağı, Çetinkaya ve dört taraflı Kalyon adeta kilitleniyor.. Tek yön yapılan yolların sadece sağlı sollu park eden araçlara yaradığını da bu vesile ile belirtmek istiyorum. Bu yollar, özellikle Atatürk Bulvarından Başkarakola kadar, Maanoğlu’ndan Kan merkezine kadar olan kısım.. Hele Ulu Camii ve orada bulunan Hatem Hastanesinin önü tam bir keşmekeş, rezilliğin tarifi yok. Sağlı sollu park, ikinci sıralarda işgal.. Hasta indirmek, hasta götürmek için tam hastane önünde aracını durdurmak zorunda kalanların çilesi zaten anlatılmakla izah edilmeyecek kadar sıkıntılı.. Polis geliyor aracınızı park etmeyin diyor, haliyle sizlerde aracınızı ara sokaklara koymak istiyorsunuz, bu defa sokaklara ucube bir uygulamayla giriş yasakları konulmuş, dön babam dön yapıyorsunuz.. 

IŞIK SÜRELERİ NİYE UZATILMAZ ANLAMIŞ DEĞİLİM

Bu işten sorumlu sevgili alt ve üst düzey yetkili arkadaşlarımız. Hepinizi seviyoruz ama bugüne kadar eğer bu sorunlar düzeleceğine tam aksine artık içinden çıkılmaz bir hale dönüşüyorsa, lütfen çözüm formüllerinizi tekrar bir gözden geçirin derim.. Açıkçası, kimse kendini kandırmasın ve lütfen savunmaya geçmesin.. Gaziantep trafiği şehirde araç kullanan herkesi çileden çıkarmaya devam ediyor. Çözümler öneriyoruz, ama yetkililer kendi bildiklerinin ve uyguladıklarının doğruluğunu savunuyor. Bilimsel olarak anlattıkları kendilerine göre haklı olabilir, ama bizler sahada isek, bu trafiği yaşıyor, çileyi çekiyorsak, kazalara şahit oluyor, özellikle kavşaklardaki uygulamayı biliyorsak,  söze ve görsele dayalı anlatımlar işe yaramıyor.. Hele şu trafik ışıklarında saniye uygulamasını kaldırmanız tam bir işkence olmuş durumda. Yanıp sönen yeşil ışık yüzünden insan direksiyon başında panik yaşar hale geldi. Oysa saniye rakam görüntüsü var iken, bilebiliyordunuz ne yapacağınızı.. Şimdi tam bir işkence.. Birde bu dönüşlerde kırmızı işaretin anlamı nedir bizleri bilgilendirirseniz seviniriz. Bu kırmızı ok işareti kontrollü geçmek içinse, bana gelen şikayetlerde ceza yazıldığı iddiaları var.. Bu da ayrı bir tartışma konusu elbette..

YAZ GELİYOR AKŞAM DÖNÜŞ KABUSLARI BAŞLIYOR

Son olarak daha önce yazdığım gibi, 1- Trafik lambalardaki ilkel saniye süre uygulamasını lütfen değiştirin, 2- süreleri uzatın, herkes beklemeye razı, böylece dur kalk, dur kalk işkencesinden kurtulalım, üstelik trafiği rahatlatalım. 3- Bakın yaz geliyor, Dülükbaba ve Burç yönlerinde akşam dönüşlerine mutlaka tedbir alın. 4- Mahraman yolundaki Ted koleji yönünden gelen ve Primemall önündeki trafik lambalarının 10-12 saniyelik yeşil ışığın yüzlerce metrelik kuyruklara sebep olduğunu tespit edin.. 5- Burç kavşağından Üniversite önüne ve sonrasındaki çileyi lütfen bilimsel ve teorik olarak değil, pratikte yaşayarak çözüme kavuşturun..5- Doğa koleji yanındaki ve Gölgeli kavşağındaki Dönel kavşak uygulamasından lütfen vazgeçin. Çünkü bu yöntem Gaziantep’te tutmadı.. Kolaylığından çok bu kültürü alamamışların kazalara sebebiyet vermeleri yüzünden insanlar korkarak geçmeye çalışıyor.. Dönelim son söyleyeceklerime.. Bu trafik işi, şu anda belki kendisine fazla hissettirilmiyor ama, halkın tepkisel olarak aklına gelen ilk kişi olarak Sayın Fatma Şahin’i gördüğünü söylemek zorundayım..

SAYIN MEHMET ŞİMŞEK GEREĞİNİ YERİNE GETİRDİ

Gaziantep’e geldiğinde, Basra bulvarında makam aracının önünde eskortluk yapan motosikletli bir polis kardeşimizin yağış yüzünden kaygan hale gelen yolda kaza yaptığını,100 metre sürüklendiğini ve yoğun bakıma alındığını yazmış ve Sayın Mehmet Şimşek’in o polisi aramayışı ve ziyaret etmeyişi yönünde dert yanıldığını dile getirmiştim.. Yazının son bölümünde,  “Ama o polisin yakın çevresi Sayın Mehmet Şimşek’in aramayışına, ziyaret etmeyişine içerlemişler. Durumu bana aktardıklarında Sayın Şimşek’in hassas olduğunu ve mutlaka bu kazadan haberinin olmadığını söyledim. Bilemiyorum tabii.. Ama ailenin üzgün ve kırgın olduğunu burada belirtmeyi bir görev sayıyorum” demiştim..

Nitekim yanılmadığım kesinleşti ve Sayın Mehmet Şimşek o kazadan sonra ilk kez geldiği Gaziantep’te doğrudan kazaya uğrayan polis memuru Yasin Çaylı’yı evinde ziyaret etti. Bu hassasiyeti için teşekkür ediyor, bu arada kazadan sonra Sayın Vali Ali Yerlikaya, Emniyet Müdürü Faruk Karaduman ve AK Parti İl Başkanı Eyüp Özkeçeci’nin bu polis memuruyla çok yakından ilgilendiğini belirtmeyi görev sayıyorum..   Polis memurumuz Yasin Çaylı’ya da acil şifalar diliyorum..

ZEYTİN FİDANLARINDA İLK HAMLE 500 BİN İLE ŞAHİNBEY’DEN GELDİ

Biliyorsunuz belediyelerimize çam ağacı yerine Zeytin ağaçları dağıtılması konusundaki önerim sonucu harekete geçildi. Büyükşehir bu konuda daha farklı bir proje geliştirmiş. Şehitkamil ‘de ayrı bir proje ile Zeytinciliğe önem veriyor.. Şahinbey ise daha büyük ve geniş kapsamlı olarak bu işe soyundu. Tam 500 bin Zeytin fidanı ile Gaziantep’in tarım yönlü kaderini değiştirmeye yönelik müthiş bir adım attı. Sayın Mehmet Tahmazoğlu’nun bu kararlılığı ve paylaşımını önemsiyorum elbette. Verdiği bilgiye göre, 500 bin Zeytin fidanını dağıtım yönünde iyi bir program yapmış. Öncelik çiftçiler olmuş tabii.. Bunun için de Şahinbey bölgesini kapsayan sınırlar içerisinde burada çiftçilik yapan herkese Zeytin Fidanı veriliyor. Rakam çok cüzi.. Yaklaşık ortalaması 10 TL olan fidanları 2 TL’ye dağıtıyor çiftçilere.. Bunun suiistimal edilmesini önlemek için de, çiftçi kayıt sistemi oluşturmuş.  Şahinbey Tarım İlçe Müdürlüğüne başvuran her çiftçiye fidanlar veriliyor, ücretinin de Ziraat bankasına yatırılması sağlanıyor.. Sayın Tahmazoğlu, bunların kalitesi kanıtlanan Gemlik zeytin fidanı olduğunu söylüyor. Tüplü ve boyu 60 santim olan fidanların ayrıca vatandaşlara da dağıtılacağını ve ilk partiden sonra şimdi daha fazlasını törenle dağıtacağını belirtiyor.. Biz de, 500 bin zeytin fidanıyla yola çıkan ve 350 bin tanesini çiftçiye verecek olan Sayın Tahmazoğlu’na teşekkür ediyoruz.. Ayrıca Büyükşehir ve Şehitkamil Belediyelerimizin Zeytin fidanı konusundaki çalışmalarından haberdar edildiğimizde bunları da yansıtacağımızı belirtiyoruz..
 
CAMİLERDE BU KEZ İMAM VE MÜEZZİN ELEŞTİRİSİ

Geçtiğimiz hafta, Gaziantep’te tam 4 Caminin yatsı namazından sonra kapılarına kilit vurduğunu ve sabah namazında kapalı kaldığını yazmıştım.. Bunları da Karagöz Mahallesi Muhtarı Mehmet Çeteci’nin bizim muhabire anlattıklarından yola çıkarak dile getirmiştim.. Bu vesileyle oldukça farklı bilgiler geldi tabii hafta boyunca.. En önemlisi ise, birçok camide görev yapan imam ve müezzinlerin görevlerini ihmalleri şikayet edildi. Aslında din adına çok hassasiyet gösteren bir toplumun fertleri olarak, bazı durumları görmezden gelmek, hoş görmek gibi bir huyumuz olduğu kesin.. Ancak halkımızın bu iyi niyetli düşüncesi, sorumluluk taşıması gereken din insanlarının suiistimale yönelik düşüncesiyle örtüşmüyor. Eğer bir camide yetkili İmam veya müezzinin görevini orada bulunan cemaatten birisi yapar hale geliyorsa, bunu Müftülüğün mutlaka tespit etmesi ve suiistimal eden kim varsa uyarması gerekir.. Dahası o camiye giderek ibadetini yerine getirmek isteyen vatandaşlarımızın da  bu suistimali görmezden gelmesi, hatta ezan okuma, namaz kıldırma gibi işlemleri yapmaya kalkışması da tartışılmalı diye düşünüyorum. Çünkü o imam veya müezzin bu görevleri yapmak için maaş almaktadır. O görevi savsaklıyor suiistimal ediyorsa, bunun günahı kadar insani ve ahlaki yönü de tartışılır.. 

İsimler vermek istemiyorum teker teker.. Belli ki bir sorun var ortada.. Çünkü biz sabah namazında kapatılan camileri gündeme getirirken, birde baktık ki, karşımıza daha vahim bir konu çıktı.. Müftülüğün bunlardan haberi var mı bilmiyorum.. Eğer var ise, göz yumuyorsa o zaman her sözüne güvenilmesi, inanılması gereken bu kişilerin görevlerini suiistimal etmesi hoşgörülemez demek zorundayım..

Bu arada Karagöz Mahallesi Muhtarı Mehmet Çeteci’nin söylediği sabah namazında kapalı olan camiler arasında Handanbey Camisi yokmuş.Vilayette yapılan toplantıda Muhtar Mehmet Çeteci durumu düzeltmiş. Bizde Handanbey Camii yetkililerinden Muhtar adına özür diliyor, iyi niyetli yaklaşımları için tebrik ediyoruz..

HEPİNİZE İYİ HAFTALAR
 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
12 Yorum