1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Bu şehri rant şehri olmaktan çıkarmak lazım.
Bu şehri rant şehri olmaktan çıkarmak lazım.

Bu şehri rant şehri olmaktan çıkarmak lazım.

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, kısa sürede şehrin gerçeklerini gördü ve adeta "KRAL ÇIPLAK" diyerek bu güne kadar hiçbir...

A+A-

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, kısa sürede şehrin gerçeklerini gördü ve adeta "KRAL ÇIPLAK" diyerek bu güne kadar hiçbir siyasetçinin ve bürokratın göremediği veya söylemeye cesaret edemediklerini, ilk kez konuştuğu gazetemizde dile getirdi.

Deniz Köken, şehrin geçmişte iyi planlanmadığını, geleceğin iyi öngörülemediğini, bugün bunun sıkıntılarının yaşandığını söyledi. Ulaşım Master planıyla şehrin bütününün yeniden planlanacağını belirten Köken, master planının uzun vadeli olduğunu, kısa ve orta vadede de sorunlara acil eylem planlarıyla çözümler ürettiklerini belirtti. Köken, "Bugünden yarını planlamak  lazım. Planlama yapmak, 50 yıl sonrayı görmek demektir. Bu büyümeye göre Gaziantep iyi planlanmamış. 10 yaşında giydiğin ceketi 20 yaşında giymeye çalışıyorsun, Gaziantep'te şu anda öyle. 10 yaşında giydiğin ceket şimdi sana olur mu, hem sırıtır, hem dar gelir. Bu şehire bu ceket  dar geliyor" dedi.

YEŞİL AZ, SU YOK

'Gaziantep'le ilgili ilk izlenimleriniz ne olmuştu?' diye sorduğumuz Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Deniz Köken, "Gaziantep'in hem yeşil dokusu çok az, hem şehirde su yok. Su medeniyettir. İnsanın bütün sinirini de alabilecek bir konu. Alleben'in dolu aktığını düşünün, insanların etrafında cıvıl cıvıl olduğu… Akan suya bakmak bile ayrı bir güzelliktir. St. Petersburg'un içinden 4-5 tane nehir geçer. 1 tane varmış böyle böyle yapmışlar. Şimdi içinde tekne yüzdürüyorlar. Suyla irtibatlı olmayan yerlerde bile nehirlerin, limanların yönlerini değiştirip şehir merkezine almışlar. Niye almışlar laf olsun diye mi almışlar. Taşımacılıkta kullanılmasından tutunda insana verdiği hazza kadar karşılığı var bunun" diye cevap verdi.

BU ŞEHİRE BU CEKET DAR GELİYOR

Planlamanın önemine değinen, Köken, Gaziantep'in planlama anlamında şanssız illerden biri olduğunu dile getirerek şunları söyledi:"Bu şehirde 600 bin orta öğretim öğrencisi var. 3 kişiden biri 17 yaşın altında. Bütün çocuklar birer defa kapalı spor salonunda spor yapmaya kalkarsa senede bir sefer sıra gelir. Genç nüfusu iyi yönetmek lazım. Okulların bahçeleri dar, okul yaparken yeni açtığınız bölgelerde konut sayısına göre okul yapmak lazım. 10 bin konut, yapıyorsunuz, 24 derslik yeterli olur mu? Bugünden yarını planlamak  lazım. Planlama yapmak, 50 yıl sonrayı görmek demektir. İnsanın da şehirlerin de planlı yaşaması gerekiyor. Bu büyümeye göre Gaziantep iyi planlanmamış. 10 yaşında giydiğin ceketi 20 yaşında giymeye çalışıyorsun, Gaziantep'te şu anda öyle. 10 yaşında giydiğin ceket şimdi sana olur mu, hem sırıtır hem dar gelir. Bu şehre bu ceket  dar geliyor. "

 

HERKES ATATÜRKÇÜ KESİLİYOR

 

Kentin geçmişte iyi planlanamamasının sıkıntılarını bugün her alanda yaşadığımızı, bunu çözmek için de kısa, orta ve uzun vadeli çözüm önerilerini hayata geçirdiklerini ve geçireceklerini ifade eden Köken, "Yıl 1923 Kızılay Caddesi için Atatürk 100 metreye karar veriyor. Yıl 1973 İnönü caddesini 15 metre yapıyoruz, olacak iş mi? Bu kadar mı öngörüsüz olunabilir? 1923'teki ufka bakın. Ondan sonra herkes Atatürkçü kesiliyor, ama ben insanların ufkuna bakıyorum. 50-60 yıl sonra bir şehir yapıyorsunuz, 15 metre, 20 metre yollar, 20 metreler bile şüpheli. İnsana hizmet etmeyen kaldırımlar... " dedi.

 

ŞEHRİN ULAŞIM HARİTASI ÇOCUKLARIN OKUL KİTABI GİBİ

 

Kamu kurumlarının aynı merkezde toplanmasının da trafik sorununu artırdığını söyleyen Köken şöyle konuştu:"Herkes tapuya gelmek istiyor. Düşünün 1 milyon 800 bin nüfuslu şehirde, belediye civarını düşünün, herkes tapuya buraya geliyor, emniyete buraya geliyor, valiliğe buraya geliyor. Sadece valiliğin önünden günlük 500 toplu taşıma aracı geçiyor. Bu araçların her biri 8 sorti yapsa 4 bin yapar. Yani bir günde 4 bin defa toplu taşıma aracı valiliğin önünden geçiyor demektir. Sonra kavşak trafiği nasıl çeksin? Bu şehirde maalesef herkesin işe gitme saati aynı.  Kale'nin içine gitmek için Maarif kavşağından başka alternatifiniz var mı? Herkes Çağdaş'a gitmek için, Tahmis kahvesine gitmek için, Maarif'i kullanmak zorunda. Maarif kavşağını içinden çıkılmaz hale getirmişiz. Şimdi oraya alternatifler üretiyoruz çalışma yapılıyor. Maarif şehrin can damarı, kalbi. Orada trafiği hafifleteceğiz. Gaziantep'te ulaşım kendi içinde karmaşık, renkler cümbüşü adeta. Şehrin ulaşım haritası sarı, beyaz, mavi, çocukların okul kitabı gibi. Aynen renkleri gibi karman çorman. Her birinin ayrı bir telden çaldığı bir sistem var. O çok kazanıyormuş, o az kazanıyormuş olayına son vermek gerek. Herkes eşit kazanacak, tek havuzdan, rekabeti kendi aralarından kaldırmamız lazım. Burada asıl hizmet vatandaşa olmalı. 1 milyon 800 bin insan var, karşıda topu topu 1000 toplu taşım esnafı var.  1000 kişinin keyfi için 1800 kişiye sen bekle diyemezsin. "

BU ŞEHRİ RANT ŞEHRİ OLMAKTAN ÇIKARMAK LAZIM

Gaziantep'te herkesin arsa işine yönelmesinin, bugün sancılarının yaşandığını, arsa ve konut fiyatlarının fırlamasının altında da bunun yattığını söyleyen Köken, "Bu şehri rant şehri olmaktan çıkarmak lazım. Sanayi şehri başka bir şey rant şehri başka bir şey. Bu şehirde herkes kendi işini yapmayıp arsacılık yapmış, konutçuluk yapmış. Yaptıkça ne olmuş herkes asli işinden dışarı çıkmış. Herkes arsacılık yapıyor. Sonra ne olmuş, sen arsa aldın artsın diye bekliyorsun, annen arsa almış artsın diye bekliyor. Eskiden dolar alıp, dolara zam gelecek diye beklenirdi. Be adam, dolara zam gelince senin komşunun dolar borcu var, o nasıl ödeyecek bunun gibi bir şey. Böyle bir şey yok. Herkes konut artsın diye bekleyince inşaat yapılamamış. Müteahhitlerle pazarlığa oturulup, 50-60 70 sonra ne oldu konutlar pahalandı, arsalar pahalandı. Bu sefer ne oldu, burada yaşayan, orta ölçekli insanlar, memurlar zorlanmaya başladılar. 2014 yılında 1000'in üzerinde insan şehirden tayin istemiş. Gaziantep'in kendine özgü yapısı var. Müteşebbislik  ruhunu geliştirmek lazım. Bu şehirde herkesin ilgi alanında yatırım yapması lazım" diye konuştu.

15 BİN KİŞİYLE ANKET YAPILACAK

Ulaşım Master planında şehrin tamamının planlanacağını ve 1 yıl içinde tamamlanacağını belirten Köken, "Ancak ondan önce kısa ve orta uzun vadeli çözümler üretiyoruz. Kısa vadede kavşak düzenlemeleri yaygınlaşacak, alternatif yollar üretilecek, tek yön sistemine mutlaka geçilmesi gerekiyor. Uzun vadede metro mu Havaray mı ona karar verilecek. Çünkü ulaşım yatırımının birde geri dönüşümünün olması lazım. Ayrıca bu şehirde bisikleti teşvik edeceğiz. Bisikleti sağlık içinde yaygınlaştırmamız lazım, bu yollarda zor ama yapılacak. Master planın içinde anket de var. 15 bin kişi ile anket yapılacak. Arabalar sayılacak, insanlar sayılacak, evlere gidip sorulacak. Nasıl gittiniz, neye bindiniz, memnun muydunuz, giderken ayakta mı geldiniz, oturararak mı geldiniz, kaç saat önce gelmek isterdiniz. Modern ve medeni ülkelerde böyle yapılıyor, vatandaşa sormadan trafiği nasıl çözeceksiniz? Biz insana hizmet etmek için varız. Biz araba mı taşıyacağız, insan mı taşıyacağız. Yollarda arabalar mı yürüsün insanlar mı rahat yürüsün. Şu anda arabaların işgal ettiği yollardan sonra yayalar için bıraktığımız yol ne kadar, hiç yok. Bu şehir nasıl yaşanabilir olacak, o zaman neyle ölçeceksiniz bu şehirde kaliteli yaşamı? " dedi.

TAYYİP BEY 5 SORUNDAN 4'ÜNÜ ÇÖZDÜ

Her kurumun başarısının anahtarının 3 P kuralı olduğunu anlatan Köken, "İstanbul'u aldığımızda Tayyip bey belediye başkanı olduğunda ben de meclis üyesi olmuştum. İstanbul'un 5 sorunu vardı. İstanbul'da su yoktu, hava kirliliği vardı, çöp dağları vardı, yolsuzluk ve ulaşım sorunu vardı. Biz bunları çözeceğiz diye geldik. Kendi döneminde 4.5 yılda Tayyip Bey bu sorunlardan 4'ünü çözdü. Ulaşıma vakti yetmedi. Uzmanlar saat 4'ten sonra astım hastaları sokağa çıkmasın diyorlardı. 50 günlük suyumuz vardı. Biz kendi dönemimizde 4.5 yılda suyunu, çöp sorununu çözdük. 3 P kuralına göre sorunları çözdük. Personeli doğru kullanacaksınız, parayı doğru kullanacaksın, üçüncüsü plan. Para plan ve personel.  3 P her kurumun başarısının anahtarıdır. Biz de bu şehirde yapılacak işleri bunun üzerine bina ediyoruz" dedi. 

YOLLAR TIKANDIĞINDA ŞEHİR KRİZ GEÇİRİYOR

Şehirleri insan vücuduna benzeten Köken, "İnsan vücudunda ne varsa, şehirde de o var. İnsanın bağırsakları var şehrin de var. İnsanın damarları var şehrinde var. İnsan kalbe gelen damar tıkandığında kriz geçiriyor. Yollar tıkandığında da şehir kriz geçiriyor. Onun gibi şehirlerin beyni var. Şehrin doktoru olmak lazım. Şehrin doktoru olmak için de hastalığı bilmek lazım. Planlama çok önemli. Bu şehrin nüfusunda 45 bin artış olmuş. Bu yeni 11 bin ev demek. Yeni otobüsün var mı, yok" dedi. 

TEK KOLLU BOKSÖR GİBİSİNİZ

'Gaziantep'i insanların gelip görmek ve yaşamak istediği bir şehir yapmalıyız. İnsanlar gel-geç olarak şehri kullanmamalı' diyen Köken, "İnsanlar gelsinler ve burada yaşasınlar. Daha sık gelsinler. İnsanların şehre gelmesi, uzun süre kalması, tekrar gelmesi ve başkalarına önermesi için hedef koyacaksın. Sanayi yoruldu, durağanlığa geçti neyle kalkınacaksınız, tek kollu boksör gibisiniz. Biz bu şehirde turizmi ortaya çıkarmaya çalışıyoruz. Sanayi zayıfladığında turizm destek versin. Turizm zayıfladı mı tarımın öne çıkması lazım. En güzel fıstık burada, en güzel ceviz burada, en güzel üzüm burada. Bunu pazarlamak, bunu tanıtmak lazım. Niye bizim en iyi üzümümüz var diye reklam yapmıyoruz, konuşmuyoruz?" dedi.

EN İYİLERİ 9'DA KAPANIYOR

'Dünyada insanlar artık boş boş gezmiyor, harita üzerinde kültür turizmi yapacaklarsa kültür turizmi işaretli yerlere gidiyor, dağ turizmi yapacaklarsa dağ turizmi olan yerlere gidiyor, kayak turizmi yapacaklarsa kayak yapılacak yerlere gidiyor' diyen Köken, "Gastronomiyi Unesco'ya götüreceğiz. Dünyada yemek sertifikası olan 8 şehir var, 9'uncu Gaziantep olsun diye uğraşıyoruz. Dünya haritasına sadece yemeğe gelmek için neresi var diye bakıyorlar. Dünyanın lezzetlerini tatmak istiyorum deyince buraya gelecek. Bu şehirde akşam 8'den sonra gezecek yer var mı? Sadece gelsin demekle olmuyor, misafirin geliyor onu bir yere götüreceksin götürebiliyormusun? En iyileri 9'da kapanıyor, sandalyelerini toplamaya başlıyorlar. Çay içmeye götüreceğin bir yer yok. Bunlar eksik işler. Gündüz yaşadınız gece 12'ye kadar 9-12 arası da bir hayat var. Sen evde alışık olabilirsin ama dışarıda oturmak isteyen, dışarıda müzik dinlemek isteyen, bir sürü aktivitede bulunmak isteyen insanlar var. Bizim herkesime hitap edecek ortamlar oluşturmamız lazım. Bir koro düşünün herkes ayrı şeyler çalıyor ancak ortak bir ahenk çıkıyor. Bizim işte o ahengi yakalamamız lazım, ortak bir ses çıkarmamız lazım" diye konuştu.

BU ŞEHİR BU BÜTÇEYLE YÖNETİLEMEZ

Gaziantep'in parasal açıdan en mağdur olan büyükşehir olduğunu savunan Köken şöyle konuştu:"Büyükşehirlere dağıtılan vergi gelirlerinde az pay alıyor. Bir kere büyük mağazaların merkezi İstanbul. İthalat buraya girdi olmuyor, ithalat Mersin limanından yapıldığı için gümrüklemeden doğan vergi Mersin'deki vergi dairesine yatıyor. İhracat yapıyoruz devlet ihracat yapana KDV iadesi veriyor, matrahından düşüyor ondan sonra benim payımı veriyor. Bunları çözeceğiz. Bu şehir bu bütçeyle yönetilemez. Gaski bizim 880 milyon toplam bütçemiz var. Zaten 1.5 katrilyon borçla devralmışız. Şimdi bu bütçeyle hem yatırım yapıp, hem de 20 yılın sonrasının Gaziantep'ini kuracaksınız."

PARA TASARRUF EDİLEREK KAZANILIR

Belediyede ciddi tasarruf yapılacağı sinyali de veren Köken, "Para tasarruf edilerek kazanılır, artı gelir etmek lazım. Geçen sene şu kadar giderim olmuş, bu sene tasarrufla şu kadar artış sağlamışız diyebilmek için ciddi boyutta tasarruf sağlamamız lazım. Sadece gelir kazanarak olmuyor. Bazı şeylerde israfı iyi belirlemek lazım, para harcarken kazanılır" dedi. Meral KINACILAR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum