1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. BU LOGO’YA ALIŞABİLİRMİYİZ
BU LOGO’YA ALIŞABİLİRMİYİZ

BU LOGO’YA ALIŞABİLİRMİYİZ

Çocuk herşeyin pahalı olmasından dolayı alamayan babasına seslenmiş ve “Baba bu pahalılık ne kadar sürer”demiş. Babası “40 gün evladım” diye...

A+A-

Çocuk herşeyin pahalı olmasından dolayı alamayan babasına seslenmiş ve “Baba bu pahalılık ne kadar sürer”demiş. Babası “40 gün evladım” diye karşılık vermiş. Ardından çocuk sevinmiş ve “ucuzluk başlar yani” dediğinde, babası acı acı tebessüm ederek ve “yok oğlum alışırsın” diyerek noktayı koymuş..

Küçüklüğümüzden beri kulağımıza küpe olan bu örnekleme, birden bire sürpriz şekilde PAT diye önümüze dayatılan ve uygulamaya konulan Gaziantep’in yeni LOGO’sunu görünce nedense aklıma geliverdi.

Özellikle sosyal medyada büyük patırtı kopartan bu LOGO için geriye dönüş imkanı bırakılmadığını, yapılan alt yapı hazırlıklarından öğreniyoruz.. G harfinin tanınmaması ve tuhaf hale dönüştürülmesi için olağanüstü çaba gösterilen bu LOGO için söylenecek fazla bir söz bulamıyorum.. Şahsi düşüncem, bu acayip ‘G’ ye benzeyen şeye baktıkça,Gaziantep için yapılabilecek en tartışmalı LOGO için 40 günü beklemem lazım diyorum.. Kimbilir belki  ALIŞIRIZ..

SURİYE’DE SONA MI GELİNİYOR

Arap baharı diye, önce Tunus, Mısır ve Libya’da başlayan kıvılcım, son olarak büyük çapta Suriye’de 2011 yılının Mart ayında başlatılmıştı. Tunus’da, 23 yıldır ülkeyi yöneten 23 yıldır ülkeyi yöneten  Zeynel Abidin Binali başkanlığı bırakıp kaçmıştı. Ardından Mısır’da Hüsnü Mübarek düşürüldü.. Derken Libya’ya sıçradı ve Kaddafi’nin öldürülmesine kadar gitti. Küçüklü büyüklü arap ülkelerinde başlatılan kıvılcım en fazla 2011 yılında Suriye’ye sıçratılmıştı. Ve o güne kadar Türkiye olarak son derece iyi ilişkiler içerisinde olduğumuz, sosyal-kültürel- ekonomik ve turizm yönüyle sınırdan bile nüfus cüzdanlarımızla geçilmesine ramak kalmış, Suriye ile tüm ilişkilerimizi kesmiş ve muhalif güçlerle birlikte hareket etmeye başlamıştık..

Bu tercihi yapanlara en kısa zamanda Şam’a gideceklerini, Selahaddin Eyyübi’nin kabrinde fatiha okuyacaklarını, Emevi camisinde namaz kılacaklarını söylemişler, hatta “istersek 3 saatte Şam’a geçecek şekilde hazırız” demişlerdi.

MİLYONLARCA İNSAN GÖÇ ETMEK ZORUNDA BIRAKILDI

Çok şeyler yaşandı o tarihten sonra.. Suriye İnsan Hakları Gözlemci Grubu'na göre bugüne kadar tam 260.000 kişi hayatını kaybetti. BM'e göre 4,5 milyon insan Suriye içinde göç etmek zorunda kalırken 3 milyon insan da mülteci olarak diğer ülkelere gitti. Bunlardan 2 milyondan fazlası Türkiye’ye geldi. 400 bini aşan Suriyeli Gaziantep’e yerleşti. Hatay, Şanlıurfa, Kilis ve Kahramanmaraş en fazla göç alan iller oldu.. Evinden, işinden, canından malından olan milyonlarca Suriyeli perişan edildi.

…Ve yaklaşık 5 yıldan beri Türkiye olarak ne Şam’a gidebildik, nede Suriye’de düzeni kurmada etkili olabildik.. Dahası, komşu ülkelerle iyice kötü olurken, bunlardan Rusya ve İran’ın Suriye’yi sahiplenmesini sağladık.. Üstelik Suriyedeki Kürtleri güçlendirdik. PYD adı altında hareket eden Kürtlerin kuzey Suriye’de Kobani’den Akdeniz’e uzanan sınırımızda yerleşmesine mani olamadık. Birde Rus uçağının düşürülmesiyle birlikte, Suriye’ye havadan ve karadan burnumuzu sokamaz olduk..  

ŞİMDİ NE OLACAK ?

Şimdi gelinen son noktada, söz sahibi olarak değil, Suriye, Rusya ve İran’ın hamlelerini izler olduk. ABD’nin idare etmeye çalıştığı, Avrupa’nın parayla elimizi kolumuzu bağlamak istediği Suriye meselesinde, resmen çaresiz bırakıldık.. Üstelik Halep’e kadar uzanan bağlantının kesilmesiyle birlikte şimdi orada Türkmen kardeşlerimize yapılan zulme seyirci bırakıldık.. Böylece günlerdir onbinlerce insanın sınırımıza yığılıp, Türkiye’ye girmek için yaşadıkları çileyi üzülerek kahrolarak izlemeye başladık…

Görünen o ki, Suriye’de sınırımızın bir kısmına IŞİD, bir kısmına da PYD hakim.. Kilis Öncüpınar kesiminin Azez’e uzanan bölümünde Türkiye’nin desteklediği Rejim muhalifleri var.. Rusya’nın havadan desteğiyle sıkıştırılan bu insanların böyle giderse en kısa zamanda Kilis sınırından Türkiye’ye geçmesi kaçınılmaz görünüyor.. İşte o zaman  Türkiye’nin 5 yıldan beri izlemiş olduğu Suriye politikasının sonuna gelinmiş olunacak ve sınır bölgesinde bulunan başta Gaziantep olmak üzere Kilis, Maraş ve bölge kentlerinde nüfus patlaması yaşanacak.. Dahası Carablus’ta IŞİD püskürtüldüğünde, neler olacak, düşünmek bile istemiyorum.. Tek söyleyeceğim şey, Gaziantep olarak her türlü gelişmeye hazır olmamız yolundadır..

CHP’YE GERÇEKTEN YAZIK EDİLİYOR

Aslında yazmak istemiyorum.. Çünkü yazdıklarımı anlama konusunda sıkıntıya düşüleceğini tahmin ediyorum.. Onun için de en iyisi yazmayayım diyor ve CHP’ye Gaziantep’te Allah yardım etsin diyorum..

Hepinize iyi Haftalar

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.