1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. BÖYLE GİDERSE HİNDİSTAN KENTİ OLURUZ
BÖYLE GİDERSE HİNDİSTAN KENTİ OLURUZ

BÖYLE GİDERSE HİNDİSTAN KENTİ OLURUZ

* Hiç bir yönetim, bu nüfus artışını yönetemez, Hindistan kenti oluruz*İmar planında Üniversitedeki fıstık ağaçlarının yeri hastane gözükmüyor*...

A+A-

* Hiç bir yönetim, bu nüfus artışını yönetemez, Hindistan kenti oluruz

*İmar planında Üniversitedeki fıstık ağaçlarının yeri hastane gözükmüyor

* Kilis yolundaki ekolojik kenti konut yapmaya teşebbüs hançer gibidir

*Logo deniliyor, Paris'in, Londra'nın, Roma'nın logosu var mı? 

*Panorama müzesi için yaşadığımız gelişmeler bizleri çok şaşırttı

*Gaziantep'te değişik tabelalar adı altında bir sürü insan cirit atıyor

MİMARLAR SUSKUNLUĞUNU BOZDU

Mimarlar Odası Gaziantep Şube Başkanı Özgür Girişken, kentin nüfus yönünde geleceği konusunda endişeleri bulunduğuna dikkat çekerek "Hiç bir yönetim, idare, plan planlama bu nüfusla başedemez, bu nüfus yönetilemez. Hindistan kenti oluruz. Bu nüfusu küçük küçük önlemlerle yavaşlatabilmenin yollarını bulmalıyız" dedi. 

Bir süreden beri kentin sorunlarına ve gelişmelere karşı kamuoyuna bilgi konusunda suskun kalan Mimarlar Odasının yeni Başkanı Özgür Girişken, arayı kapatacak konulara değindi ve kentte yaşanan olumsuzluklara parmak bastı. Girişken, Üniversitede fıstık ağaçlarının kesilerek buraya yapılmak istenilen çocuk hastanesi için açılan ihalenin de hukuksuz olduğunu iddia etti.  Metro çevresinin konut alanlarına çevrilerek yoğunlaşmasına, Kilis yolu imar planı ve ekolojik kent planının tadilatlarla yüksek yoğunluklu hale getirilmesine de itiraz ettiklerini belirten Girişken, kuzey şehir projesinde sosyal donatı alanlarının azlığına dikkat çekti. Girişken, güvenlik, sola dönüş yasağı, logo, Panorama Müzesi'nin İstanbullu bir firmaya ihale edilmesiyle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulunarak kamuoyunda suskunluğa büründü denilen Mimarlar Odasının sorumluluk ruhunun canlanacağı yolunda ciddi işaret verdi. Özgür Girişken, yönetim kurulu üyeleriyle birlikte oda toplantı salonunda düzenlediği basın toplantısında gündemi değerlendirdi, çarpıcı açıklamalarda ve uyarılarda bulundu. 

2025'TE NÜFUSUMUZ 4 MİLYON 450 BİN OLACAK

Gaziantep'in yeni 1/100 bin ölçekli çevre düzeni ve 1/25 bin ölçekli nazım imar planlarında öngörülen nüfus oranının yüksekliğine ve bununla ilgili önlemlerin şimdiden alınması gerektiğine değinen Girişken, "Şu anda yürürlükteki çevre planı 2030 için 3 milyon nüfus olacak diyor. Biz Gaziantep'in nüfus artış istatistiklerini çıkardık. Türkiye'nin yaklaşık iki katı hızıyla büyüyen Gaziantep 2007-2015 ortalaması olan yüzde 2,7'lik nüfus artışını önümüzdeki 25 yıl boyunca sürdürdüğü takdirde, 2040 nüfusu yaklaşık 3.800 bin olacaktır. Belediyede yapılan toplantıda, Gaziantep Çevre Düzeni Planında 2040 projeksiyon nüfusu mülteciler hariç olmak üzere 4 milyon 450 bin olarak duyuruldu" dedi. 

HİNDİSTAN OLURUZ

Bütün planların bu nüfusa göre yapılacağını belirten Girişken şöyle konuştu:"Çevre planında merkezdeki yoğunluk artırılacak. Oysa şu anda bile merkez bu nüfusu kaldıramıyor. Bizim bu konuda bir çekincemiz var. Mülteciler hariç 25 yıl içinde 5 milyon dan fazla bir nüfusla, hiç bir yönetim, idare, plan planlama başedemez, bu nüfus yönetilemez. Hindistan kenti oluruz. Bir defa savaş ve terör nedeniyle zaten göçü durduramıyorsunuz. Göç çeken sanayimiz teknolojisi yüksek olmayan insan gücüne dayanan bir sanayi. Yeni planda nasıl yüksek teknolojiyle, daha az nüfus çekecek sanayiye gidilmesinin konuşulması gerek. 60-70'li yıllarda İstanbul'un nüfusunu patlatan spesifik imar rantları ilimizde de devam ediyor. İnsanlar ranttan pay alabilmek için gelmeye devam ediyor. İşte bu nüfusu küçük küçük önlemlerle yavaşlatabilmenin yollarını bulmalıyız. Bizim görmek istediklerimiz bu yöndeki adımlar. Böyle bir nüfus Gaziantep'e ait özel tüm koşulları yitirmemize neden olacaktır. Tarım-sanayi dengesini koruyamayız. Bildiğimiz anlamda Gaziantep'i kaybetmiş olacağız. Dolayısıyla bu yöndeki çalışmaları kamuoyunda tartışmamız gerektiğine inanıyoruz. Nüfus artışını yavaşlatamıyorsak bu süreci nasıl yöneteceğimizin tartışılması gerektiğini düşünüyoruz."

FISTIK AĞAÇLARI İÇİN REKTÖRLÜĞE YAZI YAZDIK

Üniversitede fıstık ağaçlarının kesilip yerine çocuk hastanesi yapılmak istenmesini de eleştiren, bu konunun takipçisi olduklarını söyleyen Girişken, Rektörlüğe bu konuyla ilgili yazı gönderildi ancak hiç bir açıklama gelmediğini belirtti. Çocuk Hastanesinin Diş Hekimliğinin yanında bulunan üniversite alanına yapılması gerektiğini ifade eden Girişken, "Bu alanın  yüzde 10-15'i üniversiteye diğer kısımları diğer şahıslara ait. Üniversite burayı kamusallaştırmadı ve belediyeye artık buraya ihtiyaç olmadığıyla ilgili yazı yazdı. Yazı yazıldıktan sonra belediye plan değişikliği yaptı ve burayı düşük yoğunluklu konut alanına çevirdi. Ve Rektör yapmak istediği çocuk hastanesini fıstık ağaçlarının olduğu alana aldı. İhale açtı, ihale sonuçlandı" dedi.

ÇOCUK HASTANESİ 40 MİLYON TL'YE İHALE EDİLDİ

Bu ihalenin hukuka aykırı olduğunu da iddia eden Girişken, "İmar planında fıstık ağaçlarının bulunduğu alanın çocuk hastanesi olacağına dair bir şey yok. 40 milyon bedelle ihale sözleşmesi imzalandı. Kamu arsası olmasına rağmen üniversitenin plan değişikliği yapıp ondan sonra ihaleye çıkması gerekirdi. Planda hala tarım bakanlığına ait fıstık kültür sahası olarak görünüyor. Bu da ihaleyi hukuksuz hale getiriyor" dedi.

100-120 YAŞINDA AĞAÇLAR VAR

Çocuk hastanesine karşı olmadıklarını, yerine karşı olduklarını dile getiren Girişken, "100-120 yaşında fıstık ağaçları var. Gastronomi kenti olduğumuz bir dönemde fıstığın araştırılması, değerlendirilmesi, rezerv edilmesi gerekirken çok yanlış bir hamleyle çocuk hastanesi ihalesi açıldı" dedi.

EKOLOJİK KENTE YAZIK EDİLDİ

Ödül alan Kilis yolu imar planı ve ekolojik kent planında da olumsuz gelişmeler olduğunu anlatan Girişken, "Kentin en verimli tarım topraklarına yapılan bu proje ödül aldı. Düşük yoğunluklu konut bölgelerine bir itirazımız yoktu. Fakat zamanla tadilatlarla bu proje öyle bir hale getirildi ki, ekoloji bu imar planının sadece maskesi oldu. Bu plan tam olarak şehre vurulan bir hançer. Bu haline karşıyız. Bunun takibini sürdüreceğiz. Üzüldüğüm nokta ise bu plan tadilatının belediye meclisinden oy birliği geçmiş olması" diye konuştu.

BELEDİYE METRO'NUN ÇEVRESİNDE YAPILAŞMADA ISRARCI

Osmangazi mahallesi Rasaf yolu (Metro çevresi) plan tadilatlarına da itiraz ettiklerini ifade eden Girişken şunları söyledi:"Celal Doğan döneminde Metronun buraya sıkıştırılmasıyla bölgede taciz başladı. Şimdi belediye burayı yapılaşmaya açma konusunda ısrarcı. Burada her türlü konuta karşıyız. Burası yeşil alan bunun yok edilmesine izin verme lüksümüz yok. Burada o kadar tadilat yapıldı ki artık biz takip etmekte zorlanıyoruz. En son 20 kata kadar çıkarıldı. Buna kesinlikle karşıyız Sonuna kadar yargıya taşıyacağımız bir yer, kabul edilebilir değil."

KUZEY ŞEHİRDE SOSYAL DONATI AZ

Kuzey Şehir Projesini desteklediklerini, artan nüfusa karşılık, uydu kentlerin yapılmasının kaçınılmaz olduğunu söyleyen Girişken, bu projede sosyal donatı alanlarının azlığına dikkat çekti. Girişken, "50 bin konutluk yerleşim biriminde 250-300 bin insan yaşayacak. Şehir merkezinde sağlanamayan şartların burada yapılması gerekir. Birinci etabı bize yansıdı. 1 milyon m2, toplam alan 8.5 milyon m2. 50 bin konutun geneline baktığımızda sağlanan donatılar, yeşil alanlar, sağlık, eğitim alanları yetersiz kalıyor. Örnek proje olması gerekir, sosyal donatıların şehir merkezinden çok yüksek olması gerekir. Bu konuda da itiraz başvurusunda bulunduk. Kamu arazisi olduğu için arsa maliyetleri de düşük. Örnek bir uydu kent olması konusunda biz ısrarcı olacağız.

İNŞAAT SEKTÖRÜ SIKINTIDA

İnşaat sektörünün sıkıntıda olduğuna da değinen Girişken, "İnşaat sektöründe 10 yıllık sürede arsa fiyatları yükselirken, mimar, mühendislik, malzeme, işçilik ücretleri düştü. Konut fiyatları yükseldi, ancak konut kaliteleri yükselmiyor. Konut kalitelerinin düşmesi için arsa maliyetlerinin düşmesi gerekiyor. Ya da konut satış fiyatları yükselecek. İnşaat sektörü ciddi sıkıntıda" dedi.

BİZİM LOGOYA İHTİYACIMIZ YOK

Gaziantep logosuyla ilgili de görüşlerini açıklayan Girişken, "Bize göre logo çalıntı değil. Bu üçgenleri parçalamak fikri son 20 yılın popüler tasarım trendlerinden biri. Ücretine gelince bu konuda birşey söylemek istemiyorum. Asıl tartışmamız gereken bir kentin neden marka ve logoya ihtiyaç duyduğu konusu. Aranızda Paris'in, Londra'nın, Roma'nın logosunu bilen var mı? Bu kentlerin hiçbirinin logosu yok. Eyfel, Pizza kulesi gibi kentleri bu anıtlarla hatırlıyoruz. Gaziantep'te bunlar yok mu? Dülükbaba, Yesemek, Karkamış antik kentimiz var. Elinizde bunlar varken neden logoya, kurumsal kimlik çalışmasına ihtiyaç duyarsınız? Bırakın logo çalışmasını mazisi olmayan 30-40 yıllık Dubai, Katar uygulasın. Bizim böyle şeylere ihtiyacımız yoktur, marka ticari ürünler için gereklidir, kentlerin marka değerleri vardır" diye konuştu.

PANORAMA MÜZESİ ŞOKU

Mimarlar Odası'nın gönüllü olarak proje desteği verdiği Panorama müzesinin uygulama kısmının İstanbullu bir firmaya ihale edildiği yönündeki bir soruyla ilgili konuşan Girişken, "Ali Mert Özsoy ve Zafer Özer Panorama müzesiyle ilgili gönüllü olarak alan proje gerçekleştirdiler. Ancak uygulama kısmı sıkıntıya düştü. Mimarlarımız çalışma yaptı. Emeğe haksızlık olmasından endişe ediyoruz. Hiçbir maddi beklentileri olmadan gönüllü olarak çalıştılar. Ancak detay proje ve uygulama projeleri için İstanbullu bir firma ile anlaşılmış vaziyette. Sonrasında ne olacağı konusunda bilgimiz yok. Projenin değişmemesini umuyoruz." dedi.

Ali Mert Özsoy, "Biz zaten 1 yıl boyunca bu projeyi çalışmıştık. En sonunda bütün kamuoyunu ikna ettik, herkes beğendi. Mimari projede bir sıkıntı yoktu. Şu an başka bir proje gelebilir" dedi. 

MEYDAN BİR BOŞLUK

Bedesten'in yeriyle ilgili de bir soruya Girişken, "Meydan unsurunu destekleyecek kültürel yapılar olmalı. Aksi halde orası bizim için bir boşluk. Bu meydanı 24 saat yaşatacak kültür yapılara ihtiyaç var. Çok başarılı bir proje olduğunu düşünmüyorum" dedi.

NE KADAR HÜCRE EVİ VAR?

Kentin güvenliği ile ilgili olarak endişeleri olduğunu da açıklayan Girişken, "Şehirde ne kadar hücre evi olduğunu bilmiyoruz. Değişik tabelalar adı altında faaliyet gösteren, şehirde bir sürü ne olduğu belirsiz insan cirit atıyor. Her an bir terör saldırısı olabilir kaygısı devam ederken bizim konuştuğumuz bir çok şey havada kalıyor, konuştuklarımız anlamsızlaşıyor. Toplumun bu konuda sesini yükseltip, acilen önlemlerin alınması gerekiyor. Burnumuzun dibindeki Kilis'in füzelerden en az yarısı boşalmış. İnsanlar endişeli, ne yapacaklarını bilmiyorlar, kötü durumdalar. Orada eğitim açıkları nasıl kapatılacak? Kilis afet bölgesi ilan edilerek, ekonominin desteklenmesi, sıfır faizli kredile verilmesi lazım. Aksi halde şehri boşaltma süreci devam edecek.

ARA SOKAKLARDA TRAFİK ARTAR

Sola dönüş yasaklarını değerlendiren Girişken, bunun sadece ara sokaklarda trafik sorununu artıracağını söyledi.

ATI ALAN ÜSKÜDARI GEÇİYOR

Yanlış gördükleri her imar planına itiraz ettiklerini, yargıya başvurduklarını söyleyen Girişken, "Mahkemeden karar çıkana kadar atı alan üsküdarı geçiyor" dedi.

BU PROJELERE DESTEK VERİYORUZ

 

Destek verdikleri projeleri de sıralayan Girişken, "Gaziantep valiliğinin tip okul projeleri  yerine özel proje başlatması, Şehitkamil belediyesinin sanat merkezi projesi için ulusal mimari proje yarışması düzenlemesi, Gaziantep büyükşehir belediyesinin panorama müzesi, metto hattı hazırlıkları destek verdiğimiz çalışmalar" dedi.

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
9 Yorum