1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Birileri dur demeli
Birileri dur demeli

Birileri dur demeli

*2 Milyonluk Gaziantep'te bütün çocuklar mı matematik özürlüsü?*Metro'yu 100. Yıl Parkı'nın altından geçirip, sonra tramvayı kaldırmak lazım*Ticaret...

A+A-

*2 Milyonluk Gaziantep'te bütün çocuklar mı matematik özürlüsü?

*Metro'yu 100. Yıl Parkı'nın altından geçirip, sonra tramvayı kaldırmak lazım

*Ticaret Odasında bu dönemden sonra yokum, bir dönem herkes için yeterli

*Fatma Şahin'in, direksiyona geçip GAGEV'in başkanlığını yapması lazım

*Gaziantep'te şehrin sorunlarını dile getiren STK da yok, muhalefet de yok

Gaziantep Ticaret Odası Meclis Başkanı Ali Yener, Gaziantep'in en büyük üç sorununu sıraladı. Ali Yener, "En büyük sorunu eğitim, trafik ve Suriyeliler. Asıl çözülmesi gereken şey eğitim. Birilerinin buna dur demesi lazım. 2 Milyonluk şehirde bütün çocukların matematiği zayıf. Bu kabul edilebilir değil. Milli eğitim müdürlerinin, matematik öğretmenlerini bir tarafa koyup, 'ne oluyor kardeşim' demesi lazım. Bizim bütün çocuklar mı matematik özürlüsü?" dedi. 

Trafik sorununun tramvaydan sonra başladığını söyleyen Ali Yener, "Metronun projesini, inşaatını başlatmalıyız. Hatta 100. Yıl Parkı'nın altından geçirip ondan sonra tramvayı kaldırmak lazım. Trafik sorununu ancak bu şekilde çözersiniz" dedi.

Yener Suriyeliler konusunda da önemli açıklamalarda bulundu. Yener, Bu insanlar ülkelerinde savaş bittiğinde gönderemezsiniz, öyle bir yasa yok. Bu işin yasalaşması lazım. Geri göndermeme yasasından kaynaklanarak, bir mülteci yasası oluşturulması lazım" dedi.

Gaziantep Ticaret Odası Meclis Başkanı Ali Yener ile, kentin sorunlarını, Gaziantepspor'u, hizmet verdiği sektörleri ve bilinmeyenlerini konuştuk. Sorularımıza içtenlikle yanıt veren Ali Yener, çarpıcı açıklamalarda bulundu. 

-"Tecrübeyi önemsiyorum. Bana göre ilk dönem tanıma ve öğrenme safhası. Asıl verimli olma dönemi ondan sonra başlıyor. Katılıyor musunuz?

-"Hayır. İnsanlar bir dönem başkanlık yapmalı. Örneğin ben Ticaret Odasını bu dönemden sonra asla düşünmüyorum. Birincisi insanların, bu tarz STK veya yarı kamuya mal olmuş yerlere, katabileceği şeyleri bir dönemde katabileceğine inanıyorum. İkinci dönemden sonra yaptığınız bir şova dönüşüyor. İş körlüğü yönetim körlüğü olabilir. Benden sonra gelecek olan, benim göremediğim bir şeyleri değiştirebilir ve görebilir. Herkes gelip bir değer katmalı. Herkes bir basamak daha çıkarırsa şehir gider, ülke gider. Kendim örnek olup şimdiden deklere ediyorum aday falan değilim. Oda başkanlığı da yok. Ticaret odasında bu dönemden sonra arkadaşlara başarılar diliyorum."

-"Gaziantep'in en büyük sorunu, sorunları neler size göre?"

-"En büyük sorunu eğitim, sonra trafik ve Suriyeliler. Asıl çözülmesi gereken şey eğitim. Birilerinin buna dur demesi lazım. 2 Milyonluk şehirde bütün çocukların matematiği zayıf. Böyle birşey yok, bu kabul edilebilir değil. Milli eğitim müdürlerinin, matematik öğretmenlerini bir tarafa koyup, ne oluyor kardeşim? demesi lazım. Bizim bütün çocuklar mı özürlü, matematik özürlüsü. Bunun netliğe kavuşturulması lazım. Gaziantep'te bir sıkıntı var. Öğrenci sayısına göre yüzde 3 matematik başarısı var. Eleştirip bir geri çekilmek doğru değil. Öğrencileri matematiği seviyor hale getirmek lazım. Bazı okullarda pilot olarak matematiğin sevdirilmesi için uygulamalar yapılmalı. Bu konuda bana düşen bir sorumluluk varsa, yapmaya hazırım. Okullarda matematik odaları, teknolojik matematik sınıfları yapılması lazım. Öğrencilerin sınıftan çıkıp matematik sınıflarına gitmesi lazım. Yarı oyun yarı matematik olmalı. Öğreten adamın da yöneten adamında çok büyük fonksiyonu var. Sınıftaki şartlar, teknolojik donanım da önemli."

-"İkinci sorun trafik dediniz. Çözüm ne peki?

-"Trafik bu şehre maalesef tramvaydan sonra gelmiştir. 30 metrelik yolu 6 metreye düşürmüşsünüz. Kral çıplak demedikçe bu işi çözemeyiz. İki yıl önce bu şehirde trafik bu kadar çok problem değildi. O zaman 1 Milyon 600 bin nüfus vardı. Ramazan aylarında trafik olurdu. Yapılmış ve ölmüşe çare yok. Artık neşteri vurmak lazım. Bu şehirde toplu taşıma sorununu metro ile çözmek lazım. Metronun projesini, inşaatını başlatmalıyız. Hatta 100. Yıl Parkı'nın altından geçirip ondan sonra tramvayı kaldırmak lazım. Bu trafik sorununu ancak bu şekilde çözersiniz. Alternatif yollar üretemezsiniz, şehrin tarihi dokusuna zarar verirsiniz. Üreteceğiniz alternatif yollar yeterli gelmez çünkü nüfus süratle artıyor. Suriye'dekiler tekrar sınırımıza dayandı, 1 milyon topluluk var, onunda buraya gelmesi demek bizimde hayatımızın felce uğraması demektir. Herşeyi değerlendirmek zorundayız. Şahinbey'in nüfusu ortada."

-"Tramvaya büyük ilgi var ama. Ucuz olduğu için çok fazla tercih ediliyor?"

-"Zaten ucuz olduğu için tercih ediliyor. Yapın dolmuşla, otobüsle aynı fiyata, çalışsın görelim. Bir önemli konu daha var. 65 yaş üstü ücretsiz uygulaması yanlış bir uygulama. Otobüs ve tramvayın aynı fiyata gelmesi lazım. Ucuz yapacaksınız bile o adamların üzerinden ucuz yapamazsınız. Annemin bile hakarete uğradığını işitiyorum, üzülüyorum. Bu hizmet değil eziyettir yanlıştan dönmek lazım. Zaten insanlar moralsiz, insanların şefkate morale ihtiyaçları var. Belediyecilik vatandaşlara şefkat ve moral verme işidir."

-Daha erken ama, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin'in hizmetlerini nasıl değerlendiriyorsunuz?"

-"Doğru çok erken. 1027 proje var. 1 sene bakıp görmek lazım. Önünde de ciddi iş yükü var. Trafik gibi, eğitim gibi, ancak çok iddialı projeler var. Öncelikle su sorunumuz var, ivedi ve radikal çözümle çözülmesi lazım. Su olmazsa eğitimin, trafiğin bir anlamı yok. Fatma Hanım'ın başarılı olmasını canı gönülden temenni ediyorum. Çünkü başarı topluma mal olur, herkes bu işten faydalanır, nemalanır. Tecrübe de var, başaracaktır."

-"Gaziantep Kent Konseyi, yeni dönemde farklı bir oluşum yapısıyla karşımıza çıktı. Kent konseyi ile ilgili ilk izlenimleriniz neler oldu?"

-"Gaziantep Kent Konseyi güzel kurgulanmış. Tüm sivil toplum kuruluşları başkanları yürütme kurulunda ve geniş genel kurul üyeleri itina ile seçilmiş. Böyle olması gerektiğine son derece inanıyorum. Eski belediye başkanlarının olması süper fikir hakikaten. Mevcut milletvekillerini olması sevindirici. Milletvekillerinin sunumun içerisinde olması, genel kurul üyelerinin içinde olması gerektiğine de inanıyorum. Çünkü bu şehrin sözünü söyleyen insanlar kent konseyinde sıkıntıyı öğrenmezse, gidebileceği yönü görmezse nasıl gidip çözüm bulacak?. Milletvekilleri de olmalı."

-"Kent Konseyinde şu da olmalı dediğiniz bir kesim var mı?"

-"Siyasi partilerden BDP'nin de Kent Konseyi'nde olmasını da gönlüm arzu ederdi, onlarında olmasını isterdim. Onlarında orada temsil edilmesi gerekirdi. Çünkü onlarında kendilerine göre sıkıntıları var. Yani Kent Konseyinde tam anlamıyla demokratik bir yapı olması amaçlanmış, bu da gönlümüzün arzuladığı bir oluşum."

-"İşimizi, aşımızı, havamızı paylaştığımız Suriyelilerden de bir temsilci kent konseyinde olmalı değil miydi?

-"Hayır, katılmıyorum. Suriyeliler bizim Anayasadaki geri göndermeme yasasından faydalanan misafirlerimiz, sığınmacılar. Hali hazırda mülteci yasasının çıkması lazım, pasaport sorunları var, kimlik sorunları var, kayıt sorunları var. Önce bunlar halledilmeli. Temsil hakları ancak bu şekilde mümkün olur, şu anda abes olur. Yasal prosedürlerin yapılması lazım."

-"Kent Konseyi'nin başarılı olması için nasıl bir yol yöntem izlenmeli? 

-"Kent konseyi çalışma gruplarıyla özdeşleşmeli. Önemli olan çalışma gruplarının, meclislerinin iyi oluşturulup toplantıların da tam anlamıyla yapılıp, faydalı şekilde geçip, oradan gelen raporların hayata geçmesi. Onlar hayata geçerse kent konseyi çalışıyor demektir. Asıl kent konseyi çalışma gruplarının katılımıyla olur, çalışma gruplarından gelen bilgilerin hayata geçirilmesiyle olur. Bunu bu kent konseyi hayata geçirirse, kent konseyi işlevini yerine getirmiş olur. Görevini dört dörtlük yapmış olur."

-"Geçmiş kent konseylerini sizde eleştiriyor musunuz?

-"Bugüne kadar kent konseylerinin Gaziantep'te tam anlamıyla çalıştığını söyleyemeyiz. İçinde gayret veren çok insan oldu, onları da inkar etmiş olmayalım. Şunu söylemeden geçemeyeceğim, geçmiş dönemde olduğu gibi bütün raporlar sümen altı yapılıp da radikal çözümler alınmayıp, bekletilirse ya da iktidara ters, şu adama, bu adama ters deyip bir tarafta saklanırsa, kent konseyi çalışmaz. Şehri yöneten protokol kendine göre bir kent konseyi oluşturur demektir." 

-"Kent Konseyi'ne bütçe yönünden sadece belediyelerin destek olması yeterli ve doğru mu? Bütçe açısından STK'larda elini taşın altına koymalı değil mi?"

-"Doğru söylüyorsunuz, kent konseyinin bütçesine belediyelerin yanısıra STK'lar da destek vermeli. STK ve belediyelerden ortak bütçe oluşturulup, herkesin katkıda bulunması lazım. Bütçe sadece belediyenin bünyesinde kalmamalı, bu doğru olmaz. Adam para verirse söz hakkı doğar, çalışır ve katkıda bulunmaya başlar. Örneği var, GAGEV. GAGEV'e odalar, dernekler her ay para veriyordu. GAGEV'in parası var. GAGEV parasını harcamadığı için parası duruyor."

-"Bu arada GAGEV ne durumda? Sizde yöneticisiniz, neler yapıyorsunuz?

-"GAGEV'in başkanı Asım beydi. Asım Bey istifa edince GAGEV başkansız kaldı. Şu anda Başkan yok. Vali Bey Onursal başkanı. Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, direksiyona geçip GAGEV'in başkanlığını yapması lazım. Hatta çoktan yapması lazım. GAGEV kapatılırsa büyük bir nimeti, değeri kaybetmiş oluruz. Vakıfla herşeyi yapabilirsiniz. O vakıf ile üniversite bile kurabilirsiniz. Vakıf kurmak için TBMM''den salt değil, malt çoğunlukla geçiyor, en fazla çoğunlukla geçiyor. GAGEV ciddi kullanılırsa büyük işler yapar."

-"Boş zamanlarınızı nasıl değerlendiriyorsunuz, müzikle aranız nasıl? Kitap okur musunuz?"

-"Sesim güzel, iyi çalan olursa söylüyorum. Kitap okumayı severim, sürekli okuyorum. Her türlü kitabı okurum."

-"Bu sene Gaziantepspor'u nasıl görüyorsunuz?"

-"Takım bizim takımımız, yönetim kim olursa olsun, takımı bir çocuğum olarak görüyorum, herkesinde böyle görmesi lazım. Kim yönetirse yönetsin, nasıl yönetirse yönetsin destek vermek lazım. Nasıl bir destek istenirse, her zaman yardıma hazır olduğumu söyleyebilirim. Bu sene sıkıntı yok. Geçtiğimiz yıl sıkıntılar vardı, çalışma grubuyla istişareler de oldu gerekli yardımı ve katkıyı şahsım olarak yaptığıma inanıyorum. Yine her türlü yardıma hazırım."

-"Suriyeliler meselesi var. Size göre ileride sıkıntılar yaşanmaması için neler yapılması gerekiyor?"

-"Suriyelilerin nasıl geldiği çok önemli değil artık, doğru yanlış karar verildi, bizim işimiz değil. Bundan sonrasına bakmak lazım. Suriyelilerle ilgili bir kaç nokta var. Bu insanların şehir hayatının içine alınması kadar abesle iştigal bir şey sözkonusu değil. Tampon bölgede kalmalılardı. Sınırda kurulan tampon bölgede şu anda 50 bin kişi kadar  varmış. Dediğim gibi şehir hayatının içine konmaması lazımdı. Hadi oldu, artık bazı yasaların yasalaşması zamanı. Ne yapmak lazım? Bu insanlar ülkelerinde savaş bittiğinde gönderemezsiniz, öyle bir yasa yok. Bu işin yasalaşması lazım. Geri göndermeme yasasından kaynaklanarak, bir mülteci yasası oluşturulması lazım."

-"Çalışma hayatlarıyla ilgili de yasal düzenlemeler gerekli değil mi?"

-"Bu insanlara bazı hak ve imkanların sunuluyor olması, Avrupa insan hakları mahkemesi boyutlarında sorun yaşanmaması için şimdiden bazı yasal düzenlemeler yapılması lazım. Bu insanlar çalışacaksa, iş imkanı verilecekse bu insanların hizmet sektörünün içinde olmaması lazım. Hizmet sektörü zaten toplumumuzun işçisinin yüzde 93'ünü işe aldığı bir sektör. Gerek Gaziantep gerekse Türkiye'de 100 işçiden 93'ü hizmet sektöründe çalışıyor. Yüzde 7'si ise sanayi bölgelerine gidiyor. Sanayi bölgelerindeki ağır iş ve kalifiye eleman sıkıntısı herkesi hizmet sektörüne yönlendiriyor. Gençler garsonluğu, bulaşıcıklığı tercih ediyor, bahşişi hesap ediyor. Çalışma yasası gibi bir durum çıkarsa, sanayi bölgelerinde çalıştırılması, istihdam edilmesi taraftarıyım."

-"Çalışma yasasında nelere dikkat edilmeli?"

-"Geçmişi temizse, hiçbir olaya karışmamışsa belli bir yüzde karşılığı çalıştırılmalılar. Türk işçisinin hakkını yememek lazım. 100 işçiden 80'i Türk, 20'si Suriyeli misafirimiz olmalı. Böyle yasalar çıkması lazım. Kaş yaparken göz çıkarmamamız lazım. 9.7 işsizlik oranımız var. Bir yığın işçi bulamadığımız bölgeler var. Örneğin Antalya, Alanya'da sera için işçi aranıyor. Çukurova, İç Anadolu'da pamuk işçisi bulunamıyor. Suriyeliler buralara yönlendirilmeli ve bu sayede yükü devletin üzerinden de almış olursunuz. Bu insanların Suriye'de çalışırken aldıkları maaş, Türk parasıyla 500 liraya geliyor. Burada günlük 20 lira alıyorlar, aylık 600 lira yapar, kimse bu parayı bırakıp gitmez."

-Sivil toplum örgütleri veya muhalefeti nasıl görüyorsunuz? Doğru yerde, doğru muhalefetin yapıldığına inanıyor musunuz?"

-"Yanlış kötüyü söylemek değil, doğru yapılanın yanında olmak, yanlışa da yanlış yapıyorsunuz demek lazım. Türkiye'de bu yapılmıyor. Rejimin bütün yaptığı yanlış, yapmadığı şeylere doğru demekle muhalefet olmaz. Doğruda birlikte olmak zorundasınız. Yerelde de, ulusalda da böyle olmalı. Ben Gaziantep'te muhalefet yapıldığına inanmıyorum. Gerek STK'lar, gerek siyasi muhalefet yok. Muhalefetin eksikliğini ülkeyle eşit görüyorum. Güzel işler yapanın eline sağlık. Antep'te muhalefet yok. Şehrin sorunlarını açık yüreklilikle dile getiren STK da yok, muhalefet de yok. Yön göstermeyen bir muhalefet var. Oysa doğruları söylemek zorundayız. Biz bu şehrin sevdalısıyız. Maalesef STK'lara baktığımızda herkesin kendine göre beklentisi var, herkes gücün karşısında olmak istemiyor." 

-"Ali Yener kimdir?

-"Ali Yener, kendi çapında gönlü zengin bir adam. Varlıklı bir ailenin çocuğu değilim ama mehanete muhtaç olmamış bir ailenin çocuğuyum. Akyolluyum, Kozanlılıyım aslen. 7 yaşında çalışmaya başladım, hala çalımaya devam ediyorum. Üniversite terkim inşaat mühendisliğini maddi imkanlarımızın yetersizliği nedeniyle yarıda bırakmak zorunda kaldım." 

-"Spor geçmişiniz de var bildiğim kadarıyla?"

-"Evet, küçük yaşta başladı futbol hayatım. Gaziantepspor altyapısında, sonra amatör olarak devam ettim, sakatlanıp erken yaşta bırakmak zorunda kaldım, dizim dönmüştü, ameliyat olduktan sonra oynayamadım. İş hayatına atıldım. 

-"Yöneticilik de yaptınız?

-"Gazianteptepspor'da kısmı olarak ve büyükşehirbelediyespor'da As başkanlık yaptım. Asım bey göreve geldiğinde rica etti, takım o sene şampiyon oldu. 3 dönem yöneticilik yaptım, birinde şampiyon, birinde play of, birinde de şampiyonluğu son maçta kaybettik. Rizespor şampiyon olmuştu. Hakkımız yenmişti, onlar destekle şampiyon olmuştu. Sporu hobi olarak değerlendiriyorum. Şehrin ne zaman ihtiyacı olursa danışmanlık, yardım istendiğinde her zaman yardıma hazırız, koşuyoruz. Desteğe hazırız bilgi birikimimizden yararlanılsın istiyoruz." 

-"İş hayatınızdan bahseder misiniz? Hangi sektörlerde hizmet veriyorsunuz?"

-"Turkcell ile çözüm ortaklığı yapıyoruz. Kurumsal anlamda birkaç İl'e bakıyoruz. Gaziantep'te 5 tane mağazamız var.

Ayrıca inşaat yapıyoruz. Yeni bir sektöre daha girdik. Şimdi Yener Çocuk Üniversitesi adı altında bir kreş, gündüz bakım evi aslında, çok farklı özelliklere haiz bir okul. 1.5 yıl araştırmasını yaptık. Amacım bir okul yapmaktı. Ancak geniş araştırmalarım neticesinde, şehrimizde okul öncesi eğitimin hiç olmadığı, hatta yanlış uygulandığı gibi bir izlenim edindim. Çocuk pediatrisi ve gelişimi anlamında nobel ödülü almış bir Rus hocayla tanıştık. Onun yönlendirmeleriyle bir Rus ve bir Macar hocayla tanıştık. Bu hocalara iş teklifi yaptık Gaziantep'e geldiler. Bu projeyi onlarla planladık, onların doğrultusunda bu okulu yaptık."

-"Okul, çok farklı özelliklere sahip dediniz, biraz açar mısınız?"

-"High Scape Eğitim yaklaşımı, GEMS Programı uygulanıyor. 2-4 yaş arası çocuklarda beyin notlarının analitik olarak açılımı, 4-6 yaş arası çocuklarda matematik ve fen konusunda analitik düşünme kabiliyetinin oluşması bağlanıyor. Tabi biz önce öğretmenleri eğiteceğiz sonra çocukları eğiteceğiz. Kontenjanımız dolu. İkincisini primemall, üçüncüsünü İbrahimli'de yapacağız."

-"Yener Çocuk Üniversitesi'nde hedefiniz nedir?"

-"Tabi bu Yanlızca benim kendi projem olarak kalsın istemiyorum. Asıl düşüncem bu işi yapanların kendine çeki düzen vererek kalitenin ortaya çıkması. Gaziantep'in eğitimde geri kalmışlığına bir tuğla da ben koymak istiyorum. Okul fiyatlarımızı normalin çok altında tutuyorum, asıl amaç okuldan para kazanmak değil, tam anlamıyla dört dörtlük eğitim vermek. Yemekleri, aşçısı, eğitimcileriyle eğitime bir tuğlayı da ben koyayım diye yola çıktım."

-"Siyasete girmeyi düşünüyor musunuz?"

-"Şu anda siyasete girmeyi düşünmüyorum. İşadamı ve Ticaret Odası Meclis başkanlığı kimliğim her zaman daha ön planda. Önce iş. Siyasi bir düşüncem de yok, kim doğru yaparsa onun yanındayım, kim istikrarlı olursa onun yanındayım."

Meral KINACILAR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.