1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Ben 'HELAL OLSUN' derim
Ben 'HELAL OLSUN' derim

Ben 'HELAL OLSUN' derim

Başbakan’ın mitinginde Gaziantep dışındaydım.. Ama görmeyi isterdim doğrusu.. Çünkü gerçekten bu zamana kadar Başbakan’ın topladığı en büyük...

A+A-

Başbakan’ın mitinginde Gaziantep dışındaydım.. Ama görmeyi isterdim doğrusu.. Çünkü gerçekten bu zamana kadar Başbakan’ın topladığı en büyük kalabalık bu miting’de olmuş.. Gazetemiz de zaten bunu olduğu gibi yansıtmış.. Bu mitingde hoş olmayan tek şeyin, Berkin Elvan’ın annesinin adı geçtiğinde yuhalanması olduğunu söylemek zorundayım.. Bu olayın tarihin sayfalarına, çocuğu öldürülen anneyi yuhalayan il olarak Gaziantep’in geçecek olması üzüntü vericidir.. Kim ne derse desin, gerçek Gaziantepli bunları yapmaz demek zorundayım..

Elbette bu kadar kalabalık mitingi gerçekleştirmek kolay değil.. Çok net söylüyorum; bu organizasyon Gaziantep teşkilatının iyi çalışması sonucudur.. Neticede bu tür mitingler partiler için çok önemlidir. Hele bu seçim döneminde AK Parti için artık kalabalık mitingler, psikolojik bir güç gösterisidir.. Bunu iyi kullandıkları gerçek.. İl ve ilçe teşkilatları, gençlik kolları, kadın kolları hep birlikte ele ele vermiş ve miting sınavını başarıyla gerçekleştirmiştir.. Bu miting aslında belki de düne kadar parti içindeki huzursuzluğu, sıkıntıları, kırgınlıkları da bir kenara bırakmayı sağlamıştır..

İDDİALARI DİNLER, GERÇEĞİ GÖZLERİM

Miting sonrası beni arayanların büyük kısmı, kalabalığın toplama olduğunu iddia etti.. Kenar semtlerden araçlarla, insanlar taşındığını, hatta Suriye kamplarından adamlar getirildiğini iddia etti.. Kimileri daha da ileri gitti ve paralar dağıtıldığını söyledi.. Hepsini dinledim ama söylediğim şey; “Ne olursa olsun. Bunlar doğru bile olsa, organize olma işidir.. Böylesine büyük kalabalığı sağlamak kolay işmi.. Hangi parti bunu yapabilir AKP dışında ?” oldu..

 Elbette bu çıkışıma karşılık olarak iktidar gücü denilecek.. Ama ne olursa olsun işin bir de realite yönünü görmemezlikten gelemeyiz.. Gaziantep’te bildiğim ve görebildiğim kadarıyla ne CHP nede MHP teşkilatı böylesine düzenli organizeyi yapabilir.. Çünkü kendi aralarında bile bütünlük sağlayamadıklarını onlar da görüyor zaten.. Gönül isterki, sadece bu bütünlüğü ve düzeni, bu durumlarda sadece AK Parti yapmasın, CHP ve MHP’de yapsın..

MUHALEFET PARTİLERİNE BAKIŞ

Burada hemen belirteyim, BDP’deki bütünlük ve dayanışma benim daha çok dikkatimi çekiyor. Saadet Partisinde de o heyecanı görüyorum.. Ama bir CHP’de göremiyorum mesela.. Heyecan var ama bütünlük yok.. Başkan adayları gezerken veya toplantılarda hep aynı isimleri görüyorum.. Yani yıllardır gördüklerimi..  CHP’nin gençlik teşkilatının, kadın kollarının gümbür gümbür ses verdiğini hissedemiyoruz.. Toplantılarına bakıyorum hep aynı isimler. Oysa CHP’de yeni yüzlere yeni isimlere ihtiyaç var. Örneğin birkaç gezi ve toplantılarını izledim, gözüm Gaziantep’te unutulmaz iz bırakan ama genel merkezin tercihiyle aday gösterilmeyen Burhan Cahit Bingöl’ü aradı.. Sordum samimiyetine inandığım bir partiliye, “katılmak istedi ama gereken ilgiyi bulamayınca vazgeçti” diye konuştu.. Oysa en azından il Başkanı Mehmet Gökdağ Cahit Bingöl’ü şu son dönem için çalışmalara davet edebilir. Sadece Bingöl’ü değil, parti içinde muhalefet olanları, gençleri, kadınları bütünleştirebilir..

MHP’de durum sanki farklı mı ki.. Sanırım değer verdiğim ve arı gibi çalıştığına inandığım Mustafa Erzin’de aynı sıkıntıları yaşıyor. Ama buna rağmen birinci derecede kendi çabası ve partiye gönül vermişlerin desteğiyle bu partide işler yürüyor.. Şehitkamil’de Mustafa Akdoğan, belki de bu zamana kadar MHP’ye oy vermemişleri sandığa götürecek.. MHP’nin yeni yüzü çünkü.. Bu partide Akdoğan gibilerin sayısının artması gerek.. Tüm bunları gördükten sonra bir Saadet Partisine bakıyorum, sessiz ve derinden gidiyorlar.. Cemaat’in oylarını toplamak bir yana, AK Parti’den soğuyan insanları bünyelerine katmak için inanılmaz bir çaba içindeler.. BDP’ye göz atıyorum onlar da sessizce götürüyorlar işi.. Öyle çalışıyorlar ki kimse farkında değil onların. Belki de işlerine geliyor böyle görünmek.. BDP’lilerin kafasındaki hedef, geçen seçimlerde AK Parti’ye verilen oyların geri dönüşümünü sağlamak.. Bunu gerçekleştirebilirler mi bilemem.. Ama şu ortamda ılımlı mesaj vermeleri, inanılmaz bir enerjiyle Gaziantep’te varlıklarını hissettirmek istemeleri dikkate değer..

BİR EĞİTİMCİNİN GÖZÜYLE ADAYLARIN PROJELERİ

Doğrusu dikkatimi çekmemişti.. Çok değer verdiğim bir eğitimci aradı geçenlerde ve adayların projelerinde eğitimin unutulduğunu söyledi. Yaz gönder dedim kendisine.. Mail atmış hemen.. Sizlerle paylaşmak istiyorum.. Tabii inşallah başkan adaylarımız okurlar…

Sayın Özekşi.. Seçimler bir demokrasi bayramı olmasının ötesinde partilerin taahhütlerini , projelerini ortaya koyduğu zamanlardır. Halk bu proje veya taahhütlere oy verir veya vermelidir. Gaziantep’te seçimlere katılan siyasi partilerin projelerine baktığımızda; yol, asfalt, su ve metro gibi akçeli ve ihaleli işler olduğu görülmektedir. Belediye seçimlerine katılan partilerin adayları bu şehrin maneviyatı için, özellikle eğitimle ilgili nasıl ve ne gibi çalışmaları olacaktır. Okullaşma için arsa tahsisleri olacak mıdır? Ekrem SERİN müdürümüzün döneminde okul yap adını yaşat projesinde 60 milyon lira toplandığını biliyorum. Bu parayla yapılacak okullar için arsa yok. Eğitim başarısı sıralamasında il olarak sonlardayız. Bunun için okul yöneticileri ve öğretmenler suçlanır. Belediye başkanları ve yerel yöneticilerin hiç mi suçu yok?

Evet.. Sözleri dikkate değer.. Umarım bu yönde bir çalışma görebiliriz. Veya bir açıklama…

23 MART’TAKİ SINAVDA SUSSUNLAR HİÇ DEĞİLSE

23 Mart günü YGS sınavı yapılacak.. Tabii sınava girecek öğrencilerimizin sessizliğe ihtiyacı var.. Acaba diyorum, siyasi partilerimiz sınav saatlerinde sesli propaganda yapmasalar.. Sayın Vali Erdal Ata önderliğinde belirli bir saat içerisinde sınavların yapılacağı bölgelerde anons araçları gezmese…Bu sayede sınava girecek öğrenciler rahat rahat konsantre olsalar.. Bu çok zor bir iş değil aslında.. Bu öneriyi umarım Sayın Valimiz dikkate alacaktır.. 23 Mart’daki sınav saatlerinde seçim anonsları yapılan araçlar umarım susturulacaktır..

ABİ İSMİMİ YAZMA..

Bir okurum göndermiş.. Ama en dikkatimi çeken şey, “abi ismimi yayınlamazsan sevinirim”demesi olmuş.. Konu araç parkıyla ilgili.. Basit gibi gelebilir bazılarına ama, aslında bu olay hepimizin canını sıkıyor.. Başıboşluga, keyfiyete, dayatmaya ve zorlamaya dayanamıyoruz.. Gelin uzatmayayım ve söz verdiğim gibi ismini yazmayacağım okuyucumuzun göndermiş olduğu maili hep birlikte okuyalım..

 

(ABİ İSMİMİ YAYINLAMAZSAN SEVİNİRİM) Sevgili Ökkeş bey, size yaşadığım iki sıkıntıdan bahsedeceğim. Belediyeye mail bile atmıyorum. Çünkü sizin köşenizde yazdığınız konular bizim attığımız maillerden daha hızlı sonuç veriyor. Bundan bir kaç hafta önce pazar günü ailemle birlikte Kale civarını gezmeye alışveriş yapmaya gittik. Trafik sorunu malum. Kalenin Zeytin Han tarafına (Büdeyri Han) yani peynircilerin tarafında ki Ada Otopark isimli otoparka aracımızı koyduk. Kalenin tamiratta olması sebebiyle gezemeyeceğimizi öğrenince Zeytin Han’dan bir kaç parça eşya alıp aracımıza geldik. Otoparkta çalışan deynekçi tipli adamlar 5 TL otopark ücreti istediler. Oysa şehrin en güzel otoparklarında bile 3 TL’yi geçmediğini biliyoruz. Yarım saat dahi durmadığımı çok yüksek para istediklerini söylediğimde “arabanı buraya koymasaydın kardeşim o zaman” dediler. Parayı verdim. Fiş istedim. Fiş vermedikleri gibi elimdeki tek kanıt olan, aracımın plakası yazılı olan otopark adına düzenlenmiş olan makbuzu da ani bir hareketle alıp yırttı otopark görevlisi. Anladım ki bizden kaç para aldıkları konusunda kanıt bırakmak istemiyorlar. Bu konu da ki yetkililer kimse onlardan gerekli ihtimamı göstermelerini ve otoparkların denetlenmesi husununu özellikle rica ediyoruz. İkinci husus ise daha genel bir şikayet içermekte. Şehrimizin hemen hemen tüm işlek bölgelerini parselleyen parkomatçılar belediye ile yaptıkları anlaşma gereği yasal bir görüntü çizmekteler. Ancak şöyle bir husus var. Parkomatçıların bölgesinde olmadığından adım gibi emin olduğum çöp konteynırlarının bulunduğu yere aracımı park ettim. Geldiğimde aracıma makbuz kesilmiş ve parkomat süresi başlatılmıştı. Ben tam hareket edecekken görevli geldi ve 2 saat olduğu için 3 TL istedi. Burası sizin bölgeniz mi deyince “abi biz bilmiyoruz bölgeleri gördüğümüzde kesiyoruz” cevabı aldım. Şimdi burda iki sorun meydana gelmekte. Ben bu parayı ödemeden çekip gidersem parkomat şirketinin hakkımda yasal icra takibi başlatma hakkı var. Çünkü elinde plakama düzenlenmiş bir belge var. Ve icra dairesi bu belgeyi kanıt olarak kabul etmekte. Bu durumda ben hakkımı nasıl arayacağım? İkinci husus ise parkomatların sınırlarının belirtildiği bir harita var mı diye araştırdım ancak bulamadım. Oysa diğer büyük şehirlerde parkomatların haritaları belediyelerin sitelerinde yayınlanmakta. Belediye yetkililerimizden bu konuda bir hassasiyet göstermelerini kendim ve şehir sakinleri adına istirham etmekteyim. Sözlerime köşenizde yer vereceğiniz için şimdiden teşekkür eder başarılar dilerim.

 

Hepinize iyi haftalar…

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.