1. HABERLER

  2. SİYASET

  3. Belki Fatma Hanımın bilgisi vardır
Belki Fatma Hanımın bilgisi vardır

Belki Fatma Hanımın bilgisi vardır

*Her dönem Settar Çanlıoğlu gibi bir adamın olması lazım. Hamaldır, yük çeker, herşeyi söyle Settar'a herşeyi yapar. İyi personel olmasa onunla çalışır...

A+A-

*Her dönem Settar Çanlıoğlu gibi bir adamın olması lazım. Hamaldır, yük çeker, herşeyi söyle Settar'a herşeyi yapar. İyi personel olmasa onunla çalışır mıydım?

*Fethullah Gülen'e gittim elini öptürmedi, kimseye öptürmüyor. Pensilvanya güzel bir yer. Hoca'nın mekanı son derece mütevazi. Hoca Efendinin bir ofisi var küçük küçük odalar var. 

*İbrahim Evrim için bile Başbakana gidip bu adam paralelci demişler. İbrahim Evrim için herşeyi söyleyebilirsiniz ama söyleyemeyeceğiniz tek şey bu adam paralelci demektir.

*Bana önce Mason yakıştırması yaptılar, şimdide paralelci diyorlar. Demokrat muhafazakar bir adamım. Ben paralelin ne olduğumu da bilmiyorum.

* Fatma Hanımla aynı partinin mensuplarıyız, yüz yüze gelir birbirimize söyleyeceklerimizi söyleriz, aracı kullanmaya gerek yok. 

*Bizim verdiğimiz ihalelerin hepsi KİK tarafından onaylanır. İhale yasası nedeniyle içimize sinmeyen insanlara ihaleyi istemeden vermek zorunda kaldık. Vermezsen ihaleye fesat karıştırmış olursun. 

* Kanada'da 50 yaş üstü 6 aylık eğitim programı var oraya kaydoldum. 15 Aralık'ta dönecek ve İstanbul'da büyük bir sağlık kuruluşunda işe başlayacağım.

Bayram ve Cumhurbaşkanlığı seçimleri için Gaziantep'e gelen Gaziantep Büyükşehir Belediyesi eski Başkanı Asım Güzelbey,  yeni Başkan Fatma Şahin'in kendi dönemi hakkındaki bazı iddialarına yanıt verdi. 

Güzelbey, Büyükşehirde paralel bir yapılanma olmadığını, ihaleleri Kamu İhale Kanununa göre yaptıklarını söyleyerek, "Ben paralelin ne olduğunu bile bilmiyorum. Bu iddiaları gündeme getiren kendi partimin belediye başkanı aleyhine konuşmam. Söyleyeceklerim varsa yüzüne söylerim. Ben belediye başkanı olarak belediyede kurumsal bir yapı kurmak için çaba gösterdim. Ben o tür bir yapılanma bilmiyorum yani. Birbirimize anlayış göstermeliyiz, kızmamalıyız, kırmamalıyız, daha iyi geçinmeliyiz, el ele vererek memleketimizi büyütmeliyiz. İnsanların kamplara bölünmesini tasvip etmem. Bizim dışımızda personel alımı için insan kaynaklarının görüşü de önemliydi. O çeşit bir yapılanma olduğunu bilmiyorum. Belki Fatma Hanımın bilgisi vardır. Bilgim yok. Öyle bir şey yapmadığım için bilgim yok. Ben bu tür işlere girmem. Eğer var ise bir yapılanma veya işlenmiş bir suç, hiç beklenmeden savcılığa suç duyurusunda bulunulması gerekir”diye konuştu. 

Güzelbey bunun yanısıra bazı gelişmeler hakkında da bilgi verdi ve röportajımız böyle gerçekleşti:

 Meral Kınacılar – Önce aklımda iken sorayım, Tramvayda kaybolan para meselesi vardı. Ne oldu bu paraya?

Asım Güzelbey -Belediyede herşey resmidir. Tramvayı satan da devlet firması, alan da devlet firması. Arada aracı yok komiyoncu yok. Bu bir resmi alım. Nasıl para kaybolur belediyenin hesabında duruyor. Söyleyeceğim tek şey Fatma Hanımın başarılı olmasını temenni ediyorum. Ben sadece Fatma Hanımın başarılı olmasını arzu ederim, başarılar dilerim. Bizden birşey talep edilirse her zaman yardımcı olacağımı bildiririm. Hiç ummadığınız belediyeler bizi arıyorlar. Onlara yardımcı oluyorum. Kendi şehrime niye yardımcı olmayayım. 

M.K.- Sayın Fatma Şahin, Star Gazetesi'ne verdiği demecinde belediyede özellikle mali işlerin parelel yapıya teslim olduğu yönünde açıklamalarda bulunuyor? Ne diyorsunuz? 

A.G. -O kadar yanlışki insanları şucu bucu diye ayırmak doğru değil. Türkiye bu kamplaşmalardan çok şey kaybetti. İnsanları böyle bölmemek lazım. Türkiye bundan çok şey kaybeder.İnsanların siyasi düşünceleri tamam kendilerini ilgilendirir. Kim namaz kılar kim kılmaz, kim oruç tutar kim tutmaz, bunlar tamamen kendi vicdanlarına aittir. İnsanların kamplara bölünmesi tamamen yanlıştır. Hiçbir bilgim yok. Ben belediye başkanı olarak belediyede kurumsal bir yapı kurmak için çaba gösterdim. Ben o tür bir yapılanma bilmiyorum yani. Birbirimize anlayış göstermeliyiz, kızmamalıyız, kırmamalıyız, daha iyi geçinmeliyiz, el ele vererek memleketimizi büyütmeliyiz. İnsanların kamplara bölünmesini tasvip etmem. Bizim dışımızda personel alımı için insan kaynaklarının görüşü de önemliydi. O çeşit bir yapılanma olduğunu bilmiyorum. Belki Fatma Hanımın bilgisi vardır. Bilgim yok. Öyle bir şey yapmadığım için bilgim yok. Ben bu tür işlere girmem.

M.K. -Fatma Hanımı birileri yanlış mı bilgilendiriyor sizce?

Gaziantep'te şu yanlış bir şey, ben bunu Gaziantep'ten ayrılınca gördüm. Özellikle yurtdışında bunu daha iyi tahlil ediyorum. Gaziantep'te birbirlerinin mutsuzluğundan memnun olan insanlar var. Böyle bir tarz içindeler. Son derece yanlış bir şey. Antalya'ya giden İbrahim Evrim için bile Başbakana gidip bu adam paralelci demişler. İbrahim Evrim için herşeyi söyleyebilirsiniz ama söyleyemeyeceğiniz tek şey bu adam paralelci demektir. İbrahim Evrim asla paralelci değil. İnsanlara bu kadar ucuz iftara atılmamalı. Giden bir başka arkadaş için bu Alevi demişler. Alevi olmak suç değil. Ben toplumun her kesimiyle barışık yaşayan biriydim. Beni çok da ilgilendirmez insanların Alevi-Sünni olması.

M.K. -Belediye başkanı siyaset yapmalı mı? 

A.G.- İnsanların siyasi düşüncesine göre davranmadım. Ama söyleyeceğim, siyaseti sadece başkan yapsın onun dışında belediyede çalışanların siyaset yapması yanlıştır. Siyasilerin belediye çalışanlarına müdahalesi, karışması da yanlıştır. Belediyeye siyaseti sokmadım. Kimsenin siyasi görüşüyle, düşüncesiyle ilgilenmem. Belediyede çalışan memurların, bürokratların siyaset yapma hakkı yoktur. Siyaseti ancak başkan yapar. Ben yaparım. Ben hiçbir zaman belediyede bürokratlarımı siyasilerle karşı karşıya getirmedim. Dedimki ben ve Ünsal Göksen siyasilerle muhatap oluruz. 

M.K.-Görev yaptığınız süre içerisinde siyasi baskı gördünüz mü?

A.G.- Siyasi arkadaşların tabiki talepleri olacaktır.  Sadece Ak Parti değil, CHP, MHP'den arayanlara da yardımcı olmaya çalışmışımdır.  Hasan Özdemir beni defalarca aramıştır yardımcı olmuşumdur. Celal Doğan halef selef olmama rağmen ne zaman arasa telefon çıktım. Taleplerinin yerine getirilebilecek olanlarını yerine getirdim. Partimden hiçbir zaman baskı almadım. Eruslu döneminde de almadım. Herkesle uyum içinde çalışmaya çalıştım. Tabiki fikirlerimiz ters düştüğü olmuştur.

M.K. Eruslu ile birtakım sorunlarınız olmuştu ama. Ne diyeceksiniz?

A.G.-Ben doğru bildiğimi yaptım. Zeugma müzesi için bana karşı çıktılar. Müze değil doğumevi yapılsın dendi, siyasi arkadaşlar beni yuhalattı. Ben onlarada saygı duyuyorum. Fakir fukara doğursun diye doğumevi yapılması doğru değil. Doğumevi  yapma sağlık bakanlığının işi. Belediyenin görevi kültüre yatırım yapmaktır. Herkes bakabileceği kadar doğursun. Gülse Birse'nin müze ile ilgili yazısı var. Türkiye'de son zamanlarda güzel işler de yapıldı. Gaziantep mozaik müzesi diyor. Gaziantep'in geleceği turizm, tarih ve kültürde yatıyor. 

M.K.Fatma Hanım görevi alırken siz ve ekibiniz birtakım gelişmelerden rahatsız olmuştu. Kırılganlığınız var mı? 

 A.G.- Celal Doğan'dan teslim aldığımda ne davul çaldırdım, ne zurna. Ne de kutlama yaptırdım. Ve bununda doğru olduğuna inanıyorum. Benim tabiki partimin seçilmiş belediye başkanını eleştirmem doğru olmaz. Bunu yapmam. Yönetim tarzına saygı duyuyorum. Başarılı bir bakandı başarılı bir belediye başkanı olacağına inanıyorum. Kendisine her zaman yardımcı olmaya hazırım ve başarılar dilerim. İnsanlar seçilene kadar tabiki bir siyasi partinin mensubudur. Tabi Ak Parti'nin bir mensubu olmaktan şeref duyarım. Ama ben seçildiğimde şehrimin belediye başkanı olduğumu farkettim. Oy vereninde oy vermeyeninde belediye başkanıyım dedim. Bilmeden hata yapabilirim, insanları kırmış olabilirim. Ben doğru bildiğimi yaptım, doğru bildiğimi de yapmaya devam edeceğim. Herkesi olduğu gibi kabul edelim. İnsanları kamplara bölmeyelim. 

M.K. Fethullah Gülen ile konuştunuzmu, görüştünüz mü, veya yanına hiç gittiniz mi? 

 A.G.- Fethullah Gülen'e gittim. 2006 yılıydı. ABD'ye iş için gittim. Sokak çocuklarıyla ilgili bir projeydi. Pensilvanya'ya yakın bir yerde yeğenlerim vardı onların yanına uğradım. Pensilvanya güzel bir yer. Hoca'nın mekanı son derece mütevazi. Hoca Efendinin bir ofisi var küçük küçük odalar var. Bir ramazandı, birlikte iftar yedik çok kişi yoktu. Yanımda sadece Mehmet Akdoğan vardı. Ben tanışmak istedim. Kimseye el öptürmüyor elini çekiyor.

M.K. -Fethullah Gülen'in yanına niçin gittiniz, amacınız neydi?

A.G. -Hoca efendiye niye gittim, çünkü Türk okulları çok önemli bir proje. Türkiye'nin tanıtımını Dış ilişkiler yapmadığı işi Türk okulları yapıyordu. O yüzden takdir ediyordum. Türk okulu proje doğru bir proje. Kuş uçmaz kervan gitmez bir yere gittim. Öyle bir yerde Türk bayrağının dalgalandığı bir okul gördüm. 800'li yıllarda ABD'nin yaptığını şimdide Türkler yapıyor. 

M.K. -Başbakan Recep Tayyip Erdoğan takdir etmiyor ama?

A.G.-İşin siyasi boyutuna girmek istemem ama, Türk okulları projesinin Türkiye'nin tanıtım vizyonu için çok büyük katkılar sağladığına inanıyorum. Başbakan müsteşarını, Başbakanı niye dinliyorsunuz. Buna karşıyım. 

M.K.-Uzun zamandır yoktunuz, neler yapıyorsunuz?

A.G.-30 Mart'tan sonra kendime yeni bir hayat belirledim. Mümkün olduğu kadar herşeyden uzağım. Soma'yı bile üç gün sonra duydum. Antep'te fabrika yanmış bir hafta sonra duydum. 30 Mart'tan sonra ilk defa sizinle konuşuyrum. Çünkü artık ben yeni bir hayata başladım. Hayat planında kendimi biraz daha geliştirmek vardı. Kanada'da 50 yaş üstü eğitim programı var  oraya kaydoldum. 6 aylık bir kurs. 15 Aralık'ta dönüyorum ve İstanbul'da büyük bir sağlık kuruluşunda işe başlıyorum. Ameliyat ve hasta muayene yapmayacağım.  Bayram için Gaziantep'e geldim. Oy kullanmak için geldim. Mesleğime tekrar dönüyorum. 

M.K. -Star Gazetesi'nde çıkan haberle ilgili neler söyleyeceksiniz?

A.G.- Belediyede resmi kurumsallaşmayı ön planda tuttuk, sayıştayın önerisiyle ihale onayını kendi uhdemden alıp genel sekreter yardımcılarına verdik. Hiç bir ihaleyi ben onaylamadım. Ekibime güveniyorum. Bu konuda bilgim yok, bilgim olmadığı konuda fikir yürütmem doğru olmaz. Benim en büyük şansım Fuat gibi kapasiteli bir insanla çalışmak idi. Ben insanları bir yere atarken, siyasi düşüncesine, görüşüne bakmadım, ehil olup olmadığına baktım, Fuat da bakmamıştır. İnsanların dini inancı beni çok ilgilendirmez. Devlet İhale Kanununun iki maddesine göre ihale yaptık. 2886 ve 4734. İhaleler KİK tarafından onaylandı. İşin layığı kimse ihaleyi o alır.  Fuat Beye güvendim, oldukça kabiliyetli bir arkadaş. Bütün sorumluluğu ona verdim. O da beni bugüne kadar hiç yanıltmadı. İhalede kayrılmış tek bir firma, kişi yok. 

M.K. -Sizin için Mason demişlerdi. Mason musunuz?

A.G.-"Bana önce Mason yakıştırması yaptılar, şimdide paralelci diyorlar. Ben hiçbir zaman mason olmadım, paralelci olmadım. Bir kez bile mason toplantısına katılmadım. Ben kendi doğruları olan biriyim. Demokrat muhafazakar bir adamım. Ben paralelin ne olduğumu da bilmiyorum. Ben işime gücüme bakıyorum.

M.K.-İhalelerde size hiç baskı olduğu oluyor muydu?

A.G. Bizim verdiğimiz ihalelerin hepsi KİK tarafından onaylanır. Bizimle beraber çalışan arkadaşların siyasi görüşü nedir, düşüncesi nedir bunlara bakmam. İhaleleri bazan vermek zorunda kalıyordun, adam gelmiş en düşük teklifi vermiş, hiçbir evrak eksiği yok. Özellikle akaryakıt işlerinde içimize sinmeyen insanlara ihaleyi istemeden vermek zorunda kaldık. Vermezsen ihaleye fesat karıştırmış olursun. Özellikle akaryakıt işlerinde saçımız arkadan çekildi ya işi yapmadı, ya bozuk mazot verdi, boğuştuk ama hakkı aldı birşey yapamazsın. Şunlar gelsin ihale alsın böyle bir şey olmaz. 

M.K.-Personel alımında nelere dikkat ettiniz, siz çok değişim yapmış mıydınız?

A.G.- Biz çok fazla personel değişimi de yapmadık. Cengiz Ağar Celal Bey döneminden kalma bir arkadaştı. Siyasi görüşü nedir bilmem, kime oy verdi bilmem ama şehir hafızası vardı. Cengiz'le son derece uyumlu çalıştım, hiçbir gün de sen hangi partilisin diye sormadım. Settar Çanlıoğlu, eski yönetimden kalma, her dönem Settar gibi bir adamın olması lazım. Hamaldır, yük çeker herşeyi söyle Settar'a herşeyi yapar. İyi bir personel iyi personel olmasa onunla çalışırmıydım ama bunları organize eden biri vardır oda Fuat. 

M.K.- Son olarak söyleyeceğiniz bir şey var mı?

 

A.G.- Fatma Hanımın başarılı olacağını düşünüyorum. Kalibiyetli, donanımlı bir arkadışım, Ankara eli güçlü. Gaziantep için her şeyi koparabilir. İyi bir ekiple çalıştığını duydum. Ben horoz ölür gözü çöplükte kalır olanlardan biri değilim. Aynı partinin mensuplarıyız, yüz yüze gelir birbirimize söyleyeceklerimizi söyleriz, aracı kullanmaya gerek yok. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
1 Yorum