1. YAZARLAR

  2. İsa Altun

  3. BAĞIMLI VE İTİRAFLARI
İsa Altun

İsa Altun

Yazarın Tüm Yazıları >

BAĞIMLI VE İTİRAFLARI

A+A-

Okuyabilirseniz ‘her insan ayrı bir dünyadır’ derler. Doğrudur. İnsan yaşadıkça görüyor ve öğreniyor. Bugünkü yazımıza konu olan genç de Adliyeye bir duruşma için gelmiş. Gelmişken de benim kitaplardan edinmek ve okumak için beni ziyaret eden 27-28’li yaşlarda bir madde bağımlısı. Klasik bir yaklaşım olacak ama sigarayla başlamış, daha sonrasında diğer maddelere geçiş yapmış. Tanınmış bir aileye mensup. Yurtdışında iyi eğitim almış. Narsist. Konuşkan ama kaygılı.

Depresif ruh hali ile özgüveni zirvede. Haz ve zevk odaklı, hayali değerlerle mutlu olmayı yaşam biçimi seçmiş. Hayattan hiçbir beklentisi yok. Daha küçük yaşlarda iken ailesi bir dediğini iki etmemiş. Kendisinin de beyanıyla öğreniyorum ki, erken doyum’olgusuna henüz hayatının ilk yıllarında erişmiş. Anne ve babasına da oldukça tepkili. Kendisine sorumluluk duygusunu aşılamadıkları için onlara adeta isyan ediyor. Oysa en iyi kolejlerde eğitim aldığını, mürebbiyelerin elinde büyüdüğünü anlatıyor. İşin ilginç yanı da anne kokusuna olan özlemini her seferinde dile getiriyor. Kendi beyanı ile laboratuarda üretilen yasa dışı bir maddeye harcadığı parayla bir şehir hastanesi inşa edilirmiş. ‘Bonzai’ zehirine karşı inanılmaz tepkili. Çünkü bu illetti de kullandığını ve 3 saatliğine ‘ölüm tribine’ girdiğini anlatıyor. Daha çocuk yaştakilerin bu illeti kullandıklarını belirtiyor ve acil tedbirlerin alınması için televizyonlarda ‘kamu spotu’ hazırlanmasını, satıcılara da en ağır cezanın verilmesini istiyor. Madde yoksunluğu çekip krize girdiğinde anne ve babası ona maddeyi temin ederlermiş. Ve bağımlıdan günün en gerçekçi itirafı: ‘ Para elbette gereklidir. Olmalıdır. Ama para ve lüks hayat her zaman mutluluğun garantisi değildir. Ben sadece harcadım. Bu yaşımda gezmediğim ülke kalmadı. Tatmadığım haz ve zevk kalmadı. Oysa bunları kendi bileğimle, döktüğüm terimle yapsaydım, üretseydim daha anlamlı olurdu. Ama emek üretemedim. Bunun azabını yaşıyorum.’Hatırlatmakta fayda var. Bağımlı bireyin ailesi çocuklarına madde temin etmeyle hata yapıyor.

Oysa birçok Anne ya da baba bilmeden sabah akşam bu suçu işliyorlar. Ne acıdır ki bağımlı genç sonunu da iyi görmüyor. Göremiyor. Geçtiğimiz günlerde gittiğim bir seminerde yine aynı dramı yaşayan bir aileye denk gelmiştim. Üzülerek belirtmeliyim ki, bağımlı gencin annesi halk arasında ‘torbacı’ tabir edilen sokak satıcılarına gidiyor ve oğluna madde temin ediyor. Bu eylem Türk Ceza kanununda suçtur. Aileler bilmeden bu suçu işliyorlar. Suçu bilmemek mazeret değildir. Kişiyi ceza almaktan kurtarmaz. Ancak okuyucularımızı bu konuda bilgilendirmek gerekirse;

TCK da Madde 192:
 Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini sağlaması hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz. Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmî makamlar tarafından haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
 Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden yarısına kadarı indirilir. 
 Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmî makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz.

Bazı okuyucularımız da ‘esrar içimiyle’ ilgili cezai yaptırımı var mıdır? Diye sorular soruyorlar.

 

 Esrar maddesi de diğer uyuşturucu ve uyarıcı maddeler gibi ülkemizin de taraf olduğu 1961 TEK Sözleşmesinin 28.ve 33. Maddelerine göre kullanılması, bulundurulması, satışı, yasak olan maddelerdendir. Yine 2313 sayılı Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi Hakkında Kanun’un 3. ve 22.maddelerinde : “Münhasıran esrar yapmak için kenevir ekilmesi ve her ne şekilde olursa olsun esrarın ihzar, ithal, ihraç ve satışı yasaktır. İkinci ve üçüncü maddelerde memnu olduğu yazılı olan müstahzar afyon ile esrar her nerede görülürse görülsün hemen zapt olunur ve bunlar hakkında da 20 ve 21 inci maddeler hükümleri tatbik olunur.” denilmektedir. Çok daha ileri derecede alışkanlık ve bağımlılık yapan maddelere geçiş özelliği de taşıyan esrar maddesinin kullanımı 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191. maddesine göre bir yıldan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. 
Soruda geçen ve kişinin önceden kullanmış ve bırakmış olması durumunun; adli makamlara intikal etmediğinden her hangi bir cezai müeyyidesi bulunmamaktadır. Yine Türk Ceza Kanununun 192/4 maddesinde ; “ Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz .” denilmektedir.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.