1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Asım Güzelbey’i duvar dibine bıraktılar
Asım Güzelbey’i duvar dibine bıraktılar

Asım Güzelbey’i duvar dibine bıraktılar

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin tarihsel açıdan bakıldığında unutulmaz isimlerinin başında gelen  Ali İhsan Sofuoğlu ile dünü ve bugünü...

A+A-

Gaziantep Büyükşehir Belediyesinin tarihsel açıdan bakıldığında unutulmaz isimlerinin başında gelen  Ali İhsan Sofuoğlu ile dünü ve bugünü konuştuk. Esat Kaya Turgay, Ahmet Turan Ertuğ, Ömer Arpacıoğlu ve Celal Doğan dönemlerinde belediyede etkili görevler yapan ve kısa bir dönem İslahiye Belediye Başkanlığı görevini üstlenen Ali İhsan Sofuoğlu, ilginç açıklamalarda bulundu. Sofuoğlu, Gaziantep'in geçmişte idareci ve kadroların bağnaz tutucu tavırlarından dolayı önemli fırsatlar kaçırdığını söylerken, özellikle Büyükşehir Belediyesinin yeni dönemiyle ilgili kısa sürede gördüklerinden dolayı endişesini dile getirerek “Asım Güzelbey’i'ı duvar dibinde bıraktılar. Git ne halin varsa gör dediler. Tramvayı yanlış da, doğruda olsa Asım bey kendi öz kaynağıyla yaptı”diyerek tartışılacak sözler sarfetti.

Meral Kınacılar – “Uzun bir belediyecilik döneminiz olduğunu biliyoruz. Belediyecilik geçmişinizden bahseder misiniz?

 KISA SÜREDE MÜDÜR OLDUM

Ali İhsan Sofuoğlu –“ Yıl 1978, bakanlıkta çalışıyorum. Yazışmayla Gaziantep'te park bahçeler müdürü arandığını duydum.  Orman yüksek mühendisiyim. Esat Kaya Turgay döneminde bakanlıktan Gaziantep belediyesine yatay geçişle düz mühendis olarak geldim. Esat  beyle çalıştım, önce mühendis olarak çalıştım ama kısa bir süre sonra Park bahçeler ve fuar müdürü oldum."

M.K.-"Askeri dönemi de gördünüz. Askeri dönemde ne gibi sıkıntılar yaşadınız?

SARSINTI GEÇİRDİK

 A.İ. S.-"12 Eylül oldu, askeri dönem geldi. Askeri dönemde Ahmet Turan Ertuğ beyle çalıştık, gene aynı görevdeydim beni değiştirmediler. Tabi sarsıntı geçirdik hepimiz. İhbarlar, mektuplar, yalan yanlış şikayetler çok oldu. Herkesin hakkında oldu ama bunların asılsız olduğu zamanla ortaya çıktı. Belediye başkanıyla birbirimizi anladık ve çalışma moduna girdik."

M.K.-"Bir de belediye başkanlığınız var, biraz bahseder misiniz?

 İSLAHİYE BELEDİYE BAŞKANLIĞI YAPTIM

 A.İ.S.-"1983 yılında beni paşa, vali ve belediye başkanı İslahiye'ye belediye başkanı olarak gönderdiler. Aşağı yukarı 1 yıla yakın İslahiye'de askeri dönemde belediye başkanlığı yaptım. İslahiye'de o zaman tanıştığımız, çalıştığımız arkadaşlarımız var, halen görüşürüz. İyi anılarla ayrıldık. Her yerde olduğu gibi İslahiye'de de anavatan partisi kazandı, biz koltuğumuzu Süleyman Ünlü'ye devrettik, Gaziantep belediyesini de Rahmetli Arpacıoğlu kazanmıştı. "

 

M.K.-"Belediye başkanlığından sonra yeniden aynı görevinize döndünüz mü?" 

ARPACIOĞLU YENİDEN ATADI

A.İ.S.-Tabi İslahiye belediye başkanlığı görevi bana  ikinci görev olarak verilmişti Park bahçeler müdürlüğü görevim tutuldu, geri döndüğümde Arpacıoğlu beni tekrar park bahçeler müdürlüğüne atadı, dönebilirsin dedi."

M.K.-"Arpacıoğlu ile siyasi görüş ayrılığınız sorun olmadı mı?"

BİZDE İNSANLAR BİR TARAFA SÜPÜRÜLÜYOR

 A.İ.S. -"Her yerde olduğu gibi, her memurun başına geldiği gibi şikayet mekanizması gene oluştu. Şikayetlerin altında siyasi nedenler vardı. Bizim görüşümüz hiçbir zaman değişmedi, yani fakültede hangi görüşteysek kendi yaşam hayatımızda da aynı görüşümüz hiç değişmemiştir. İnsanları görüş olarak değerlendirmek doğru değil, Türkiye'nin geldiği nokta meydanda. Bugün ABD'de Clinton karşısına çıkıp aday oluyor, kaybettiği zaman alıyor dışişleri bakanı yapıyor, yani ondan istifade ediyor. Bizde öyle bir şey olmadığı için görüş farklılığından dolayı hemen insanlar bir tarafa atılıyor, süpürülüyor."

M.K. -"Şikayetler üzerine Arpacıoğlu ne yaptı  ? 

SİYASETEN SÜRTÜŞMELER YAŞADIK

A.İ. S. "O dönemde Arpacıoğlu ile çalıştık, bir süre yine sürtüşmeler şayadık, hepsi de siyasetendi, fakat yine birbirimizi anladık. İnsanlar baktılarki görevini yapıyor, herhangi bir art niyeti yok, siyaseti işine karıştırmayan birileri, o zaman aynı ivme ile devam ettik. Celal bey belediye başkanı oluncaya kadar devam ettik."

M.K.-Celal Doğan'ın belediye başkanı olmasıyla siz de rahat etmişsinizdir. Ne dersiniz?"

 SAĞA-SOLA NE GEREK VAR?

 A.İ.S.-"Celal Doğan döneminde de bir müddet park bahçeler müdürü olarak devam ettim. Bir müddet sonra genel sekreter yardımcılığına atandım. O süreçte genel sekreterimiz Hasan Mani'ydi önce, Tekin Dai'ydi. Tekin bey bıraktı. Ondan sonra Hasan Mani geldi o da İSKİ genel müdürlüğüne gitti. O gidince genel sekreterlik makamı boşaldı, boşalınca Celal bey dediki, 'ya sağa sola niye adam arıyoruz, genel sekreterliğimizi sen yap' dedi. İçişleri bakanlığına teklif etti, bakanlık onay verdi genel sekreterliğe başladık. "

 

 -İyi ki yapmışız iyi olmuş dediğiniz neler var?

 EN HEYECAN DUYDUĞUM PROJE; 100. YIL VE HAYVANAT BAHÇESİ

 -Gaziantep'te çevre ile ilgili, peyzaj ile ilgili, park bahçelerle ilgili güzel çalışmalar yaptık. Bilhassa genel sekreter olduktan sonra büyük projeleri hayata geçirdik. Atatürk Kültür Parkı, hayvanat bahçesi, Gatem ve diğer büyük projelerin altında hep bizim çalışmalarımız var. En fazla heyecan, haz duyduğum 100. Yıl ve Hayvanat bahçesi projesi. Hayvanat Bahçesi projesiyle amacımız Gaziantep'i daha cazip hale getirmek, turları, turistleri buraya çekmekti. Özel idarenin kendi mülkiyetindeydi şimdiki hayvanat bahçesinin olduğu yeri talep ettik, aldık. Dünya hayvahat bahçeleri birliğinin üyesi arkadaşımdı, Süha Bey'i Gaziantep'e davet ettim. Birlikte yeri gezdik ve hayvanat bahçesinin kurulmasına Süha ile karar verdik. Celal beyde bu konuda bizi destekledi, önümüzü açtı, hiçbir zaman önümüze engeller bırakmadı, Süha rahmetli oldu. Bizde ekip olarak çalışarak mevcut hayvanat bahçesinin temellerini attık. Kim ne dersin hayvanat bahçesi Gaziantep'in bir cazibe merkezidir, turlar yapılıyor, ciddi bir ziyaretçi sayısı var."

 

 M.K.-İçmesuyunda da önemli yatırımlar yapıldığını biliyoruz. Neler yaptınız?

 SU İÇİN DIŞ KREDİ ALDIK

 A.İ.S.-"Hacı Baba su tasviye tesisleri dediğimiz yer devlet su işleri tarafından yapılmıştır. Bize su ilk oradan getirilmek üzere harekete geçilmiştir. 1980 askeri dönemde orayı DSİ'den devraldık. Tasfiye tesisleri çalıştırıldı, yani su arıtıldı. Gaziantep 1989'a kadar hep susuzluk çekti. Esat Bey döneminde de Arpacıoğlu dönemindede susuzluk çekildi.  89 yılına geldiğimizde Gaziantep'te su iki gün yoktu, bir gün vardı. Bazı yerlerde 3 gün yoktu, 1 gün vardı. Gece 12, 02'de su gelirdi. Kadınlar ellerinde bakrajlarla, kovalarla suyun başında beklerlerdi. Biz dış kaynaklı kredi temin ettik. Hazineyi de kefil gösterdik. Aldığımız paralarlada Gaziantep'in bugün Kartalkaya'dan gelen suyunu getirdik. Gaziantep'te su problemi yok. Kartalkaya'dan gelen suyun yanısıra bizim zamanımızda yapılan yazışmalarla başlattığımız Mizmilli Çöçelli projesi var. 25 civarındaki kuyulardan sular çekiliyor, depoya aktarılıyor. 2004 yılından bu tarafa Asım Beyi dönemi de dahil, Fatma bacının bu dönemide de dahil yeni bir kaynak yok."

 

 M.K. -Fatma Şahin'in seçim vaadleri arasında Göksu baraj projesi var. Bu projeyle elektrik masrafı olmayacak, proje hayata geçtiğinde su fiyatları da düşecektir.   Bu projeyle ilgili siz ne düşünüyorsunuz?

 BU FATMA HANIMIN PROJESİ DEĞİL

 A.İ.S.- Bu Fatma Hanımın projesi olmadı olmamalıdır. Çünkü o proje DSİ'nin kendi projesidir. Projeyi çok iyi biliyorum. Fırat aşağıda bulunduğu için kot farkından olayı Gaziantep'e su getiremedik. Elektrik masrafı öne çıktığından çok masraflı oluyor. Yeni bir baraj planlandı şimdi bu barajın 2025 yılında bitirilmesi planlanıyor. O baraj yapıldığında bize cazibeyle su gelecek, pompajla değil. Bu çok güzel bir proje. Fırat'ın suyunu buraya getirebilmemiz için yapmamız gerekiyor. O barajı kim yapacak o barajı DSİ yapacak. Belediyenin kendi imkanlarıyla o barajı yapması mümkün değil. Fatma Hanım sadece benim projeyi lanse etti, doğru değil. Tamamen DSİ'nin kendi projesidir. Belediyenin bu konuda bilgiside, ilgiside yoktur. DSİ  barajı yaptığında Gaziantep içme suyunu oradan alacaktır. Gayet de güzel olacaktır. İlerisi için düşünüldüğünde Göksu barajı ve projesi doğru bir projedir. DSİ zaten şu anda proje aşamasını bitirdik. İhale aşamasına geldiler. Gaziantep'te susuzluk olacağını düşünmüyorum. Ama kuraklıktan dolayı çiftçinin sulama ile ilgili sıkıntıları yağışa iklime bağlı bir olay."

 

 M.K.-Arpacıoğlu nasıl bir belediye başkanıydı?

 RÜŞVET YEMEDİ, YEDİRMEDİ

A.İ.S. -"Arpacı tarih hocamızdı lisede tarih derslerimize girdi. Çok iyi bir insandı. Gerçekten mükemmel dürüst bir insandı. Allah rahmet eylesin. Herkes rahmetle anıyor. Ama tabi belediyecilikte bakış açıları farklı bir şey. Arpacıoğlu döneminde hiç kimse şunu söyleyemez. efendim işte şunlar çarçur edildi, paralar saçıldı, rüşvet yendi diyemez, yapmadı yaptırmadı. Ama Arpacıoğlu döneminde çok şey yapılabilirdi. Niye Gaziantep bir fırsat yakalamıştı. Anavatan iktidarı zamanında bizim 3 tane bakanımız vardı kabinede. Mustafa Taşar, Vehbi Dinçerler, Hasan Celal Güzel. Bunlar isteselerdi böyle orayı alırlar Antep'in üzerine koyarlar, bir Antep daha yaparlardı. O zaman park ve bahçeler müdürüydüm, birşeyler yapılması için hep yolumuzu açmaya çalıştılar, ama buradaki kadro belediyenin üst yönetimindeki idareci kadro, meclis üyelerinin çoğu, bağnaz, tutucu dar görüşlü oldukları için bu fırsattan yararlanamadık."

M.K.-"Arpacıoğlu ile ilgili hizmet yapılacak parayı başka bir belediyeye gönderdi diye söylentiler dolaşır durur, bunun aslı var mı? 

PARALAR MURDAR OLDU

A.İ. S.-"Bunun aslı yok. İşin aslı şu. O zaman 500 evlerin olduğu yerler Tutlukuyu'nun olduğu yerler istimlak edilecekti. Toplu konutlar oradan başlayacaktı. Hatta bir kısım paralar verildi, afedersiniz murdar oldu. Arpacıoğlu zamanında hiç kimseye para gönderilmedi, gelen parada iade edilmedi. Bir tek şu oldu, Arpacıoğlu zamanında Dutlukuyu'da toplu konut yapılacaktı öyle ilan edildi, buradaki insanlara verilmek üzere bakanlıkta belediyeye bir miktar para gönderdi. Fakat projeyi sonuna kadar götüremediğmiz için, yüzümüze gözümüze bulaştırdığımız için verilen paralar geri alınıp insanlara arsaları geri verildi. Yani o güzelim fırsatı kaçırdık. İktidar olmak yetmiyor. Bizden 3 tane bakan kabinede biz Antep'e zırnık bir hizmet alamadık, 5 yıl bakıp duruyorsun böyle. Buna o zamanki idarede bulunan belediye meclis üyeleri mani oldu.  Arpacıoğlu'nu çalıştırmadılar.  Arada hizipler vardı, bölünüp parçalanmalar vardı. Yani buradaki olay bu."

 M.K. -Celal Doğan,Ankara'dan istediğini nasıl alıyordu? 

 DOĞAN VE ARPACIOĞLU FARKI

 A.İ.S.-"Bu idareciliktir. Celal Beyle Arpacıoğlu'nun farkı budur. Biz Celal beyle çalışırken hiç iktidar olmadık. Hep Anavatan, Doğruyol, koalisyon vardı, ama hangi bakanlığa gittiysek bizim Gaziantep büyükşehir belediyesinin işini birinci sırada çözdük. Celal Bey'de şu var. Birincisi sempatik yardımlaşma dediğimiz, insanların ruh halini iyi okuyor, ona göre davranıyor. İkincisi karşılıklı saygı ve sevgi ve doğru şeyleri doğru zamanda istemesini biliyor. Bunun en güzel örneğini  Rahmetli Mustafa Taşar ile Celal Doğan’ın iki ayrı partili olmasına karşın, Gaziantep’in men faatleri için birlikte hareket etmesi olarak gösterebilirim."

 

 M.K. -Celal Doğan döneminde hizmet de yapıldı ama, epey de bir borç bırakıldı? Nasıl bu kadar borçlandınız?

 İSTANBUL BELEDİYESİ BATTI MI?

A.İ.S. -"Dış kaynaklı kredinin anlamını kimse bilmiyor. Belediye sınırları içerisinde yapmanız gereken çok ciddi bir projeleri, su gibi, itfaiye araçları gibi, ulaşım gibi alıp götürürsünüz devlet planlamaya, biz Gaziantep'te böyle birşey yapacağız, halkımıza bu lazım dersiniz, devlet planlama buna okey verir, planlamaya alınmıştır der. Elinizdeki planma onayıyla birlikte hazine müsteşarlığına gidersiniz. İhaleye çıkar. Size dış kaynaklı krediyi hazine bulur. Siz ödemezsiniz tıkır tıkır öder, sizinde borç hanenize borç yazar. Biz böyle suyu getirdik, Güney Kore'den 1200 km boru aldık, uzun süre dış kaynaklı kredi ile alınan o borular kullanıldı. 50 tane otobüs aldık, itfaiye araçlarının tamamını yeniledik. Asım beyin belediye başkanı olduğunda elini başına vurup da bağırdığı, büyükşehirin borcu var dedidiği borçlar, bu borçlar. Biz dış kaynaklı krediyi aldık, evimize mi götürdük, su getirdik, itfaiye araçlarını yeniledik, hem de o zamanki teknolojiye göre yeniledik. Bunlar duruyorsa, bizim borcumuzda duruyor. Asım Bey borç meselesini gündeme getirdi bana göre çirkin bir şeydi. Niye çirkindi gelmiş geçmiş belediyeler içerisinde en büyük borcu Özal zamanında Bedrettin Dalan yapmıştır. Ne oldu İstanbul belediyesi battı mı? "

 

 M.K.-Asım Güzelbey ile aynı sınıfta okuduğunuzu duymuştum. Asım Bey nasıl bir öğrenciydi. Belediye başkanı olarak artıları nelerdi?

 SUSUZLUKTA TARİHİ DOKU DESEYDİK BİZE GÜLERLERDİ

 A.İ. S. -"Doğru Asım Güzelbey arkadaşımız, aynı sınıfta okuduk. 5 ve 6 sınıfta iki yıl arka arkaya otururduk. İkimizde parlak öğrencilerdik, çalışkan öğrencilerdik. Asım bey Gaziantep'te tarihi dokuların ortaya çıkmasına büyük katkı sağlamıştır. Eline koluna sağlık, teşekkür ederim. Bizim ulaşamadığımız eksiği o tamamlamıştır. Ama şunu da unutmayalım. 1989'da su iki gün yok, bir gün varken, tarihi doku derdine düşseydik, herkes bize gülerdi. Ama su problemi yok, altyapı, yeşil, çevre problemi yok, ne yapacaksın sende tarihi dokuyu yapacaksın.  2004 yılında kanunlar değişti, gelirler arttı. Siz zaten çalışan bir mekanizmanın üzerine geldiniz. Orada Asım beyde olsa, Meral hanım da, Fatma hanımda olsa büyükşehir çalışır. Çünkü orada oturmuş bir sistem var, düğmeye bastığınız zaman çalışır. Siz ne yapacaksınız orkestra şefi olarak bu düğmeleri yerinde ve zamanında rantabıl çalıştıracaksınız. "

 

 M.K.-Fatma Hanım belediyede size göre çok fazla değişim yaparak iyi mi yaptı?

 GAZİANTEP'E YAZIK OLDU

 A.İ. S. "Bu Fatma hanımın yoğurt yiyişidir. Görevden alınan arkadaşların çoğunu tanıyorum. Bir kısmı bizim zamanımızda, bir kısmı Asım bey zamanında göreve başlayan arkadaşlarımız. Aslında bana göre onlara yazık olmadı, Gaziantep'e yazık oldu. Yani bu birikimleri ortaya çıkarmak, tecrübe sahibi olmak bir zor bir şey. Zamanla deneyimle yaşıyorsunuz, herşey üniverside öğrenilmiyor.  İlk geldiğinde Asım bey 'burayı heder etmişler' dedi ve dışarıdan genel sekreter getirdi. Ne oldu? Özbelde'ye genel müdür getirdi ne oldu, hepsi gitti, biz bize kaldık. Bir tarzdır inşallah iyi olur diye düşünüyoruz ama pek de iyi olacağını sanmıyorum. Bana göre doğru olmamıştır, neticesini hep beraber yaşayıp göreceğiz."

 

 M.K. -Bu kent neden düzenli yapılaşamadı? Neden bu kadar gecekondu var?

BİZ ŞANSLIYIZ

A.İ.S. -"Bu şehirde çok eskiden bir planlama çalışması yapıldı. Alman mimar Jansen, planlama yaptı. Jansen Ankara'nın planını yapan adam. Antep'inde şehir planını yapmış, tabi kısmen uyulmuş, kısmen uyulmamış. Biz şanslıyız Gaziantepli aklı zekası, çalışkanlığı ile, ileriyi görmüş, şehirle organize  arasına bir Dülükbaba ve Erikçe ormanlarını kurmuş".

M.K.-Sizin döneminizde kentteki sivil toplum örgütlerinin durumu neydi? Daha mı etkin veya daha mı pasiftiler?

STK'LAR SİNDİ, KORKTU, SUSTU

A.İ.S. -"Şimdi sivil toplum kuruluşlarının sayısı arttı, o zamandan bu tarafa ama maalesef o zamanki işlevsellik şimdikilerde yok. Niye yok, işin içerisine menfaat girdi, işin içerisine şahsi çıkarlar girdi, işin içerisine müteahhitlik girdi, iş alma girdi, senin arsan benim arsan girdi, dolayısıyla herkes korkan sinen, susan bir hale geldi. İçerisinde mutlaka vardır çalışan onları da kutlamak lazım."

M.K.Geçmişteki muhalefet meclis üyeleriyle, bugünkü meclis üyelerini kıyaslarsanız neler söylersiniz?

MECLİS ÜYELERİNDEN KİMSE MEMNUN DEĞİL

A.İ.S.-"12 Eylül askeri dönemde meclis yoktu. Bir kere belediye meclislerindeki muhalefet meclis üyelerinin, son derece bilgili, tutarlı, sorgulayıcı, araştırıcı ve taşıyıcı rol oynaması lazım. Arpacıoğlu döneminde Yaşar Ağyüz, Asım Güzelbey, Cebbar Çeliktürk, Şevket Demircioğlu, belediye meclis üyesiydi. Bizim arkadaşlarımız o kürsüye çıktıkları zaman Arpacıoğlu'nun yaptığı eksikleri ve yanlışları çok güzel dile getirirler, çok ciddi muhalefet  yaparlardı. Meslek odalarıyla, mimarlar, inşaat mühendisleri, müteahhitler, şehir plancıları odasıyla da çok sıkı fıkı ilişki halindeydiler. Belediye meclis üyeliği kolay bir şey değil. Niye böyle yaptınız diyorum, red verdik diyorlar. Red oyu vermeniz beni tatmin etmez, sen onu basına, halka, kamuya taşıyacaksın. Basın bizi dinlemiyor diyorlar. Basın dinler de yazar da. Hiçbir şekilde ciddi bir muhalefet yapamıyorlar, yaptıkları şey tamamen sürtüşme. Ben değil kimse memnun değil yetersiz kalıyorlar."

 M.K.-Ak Parti iktidarında Gaziantep yeterli desteği alıyor mu?

ASIM'I DUVAR DİBİNDE BIRAKTILAR

A.İ.S-"Bu kadar milletvekilimiz var, 2002 yılından bu yana Ak partiden ne aldık. Tramvayı yanlış da, doğruda olsa Asım bey kendi öz kaynağıyla yaptı. Asım'ı duvar dibinde bıraktılar. Git ne halin varsa gör dediler. O da geldi belediye meclisinden karar çıkarttı, bankalardan kredi aldı, sattı, savdı yaptı."

M.K. -"Uzun süre belediyecilik yaptınız. Geçmişe baktığınızda başarılı işler yaptım diyor musunuz?"

TAKDİR VATANDAŞIN

A. İ.S.-"26 yıl ciddi belediyeciliğimiz var. Düz mühendis olarak giripte 2004 yılında genel sekreter olarak, CHP Şahinbey belediye başkan adayı olarak  bıraktıysak başarılı olup olmadımızı vatandaş takdir edecek."

 

Meral KINACILAR

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.