1. YAZARLAR

  2. Kaya Öztaş

  3. ASIL ROMAN ŞİMDİ BAŞLEY - 7
Kaya Öztaş

Kaya Öztaş

Yazarın Tüm Yazıları >

ASIL ROMAN ŞİMDİ BAŞLEY - 7

A+A-

Evet. Doğru. Hiçbir itirazım yok. Yazarımın yukardaki tüm söylediklerine katılıyorum. Yukarda anlattığı tamamen doğru.

Öyle garip bir ihtiras olmuştu ki benim için Rahime, onun gözleri, sesi, varlığı, endamı, boyu posu, salınışı…Elimden gelse her an her saniye hatta bir ömür boyu onun yanında,onunla olmak istiyordum… Biliyordum evliydi, benimki belki platonikti…Bunun için Yunus Beye karşı  farkında bile olmadan daha yakın davrandım,  böylelikle belki biraz daha sık görebilirdim Rahimeyi… Bakın bunu samimiyetle itiraf ediyorum... saklım, gizlim yok.  Ama bunu kimselere açmadım, kimselerle konuşmadım, kimselere belli etmedim. Bu benim içimde yarattığım bir duygu. Bunu yazarım da biliyor…

Eğer bunu, bu duygumu bazılarına açıklamış  filan olsaydım bunu önce yazarım bilirdi… Beni yaratan o, kaderimin parmaklarının ucunda olduğunu biliyorum… Ama bir roman kahramanının da kendini savunmaya hakkı olduğunu bir hukukçu olarak söyleyebilirim…Doğruya doğru…Ama daha önce yazarımın imalı sözlerle beni suçlamaya üzerimde , kişiliğim, şahsiyetim, duygularım hakkında  kuşkular yaratmaya hakkı olmadığını da söyleyebilirim. Bir hukukçu olarak  diyeyebilirim ki hiç kimse,  hiç kimseyi elinde delil olmadan zan altında bırakamaz. Ben o gün, ziyafet günü, keşfe gitmiştim. Akşamına da ziyafete iştirak edecektim.  Yunus beyi bazı nedenlerden dolayı ayrıca sevdiğimi de belirttim. Keşiften biraz geç döndüm. Yorgun argın evime, bekar odama attım kendimi, elimi yüzümü yıkadım, elbise değiştirip Şehir Klübüne gidecektim.

Dinlenmek için, hem de pek erkenci görünmemek için, uzandım. Uyumuşum.

Uyuyakalmışım. Uyandığımda saat on biri geçiyordu. Bu saatten sonra ziyafete katılmak yakışık almazdı.  Evimde telefon da yok. Hem belki de ziyafet dağılmıştır düşüncesiyle yeniden yattım. Vakadan sabahleyin daireye gidince haberim oldu… Vaka mahalline gittiğimizde rahmetlinin bir ayağı üzengide, tabancası yerde, sağ elinin hemen yanındaydı  atını da başücunda  soğumuş cesedinin yanıbaşında  bekler bulduk…Yolun öteki tarafında yarı silinmiş ayak izleri vardı…Az sonra da yok oluyordu, yağan kar onları da silmişti…

Demek ki bir ikinci şahıs vardı. Katil belki oydu  Ayrıca  intihar  ihtimalı üzerinde de durduk..Ama tabancasında kurşunlar tamdı… Ateş edilmemişdi…Bunların hepsini zapt altına aldırdım… Rahime,  karısı, o gece doğum yaptığı için ona vaka haber bile verilmemişdi ertesi güne kadar filan…İyi de yapmışlardı…zavallı kadın…Allah yardım eylesin… Sorduk soruşturduk, düşmanı var mıydı, hırsızlık mıydı, ama değildi çünkü cebinde Rahime hanım için aldığı anlaşılan  beşibiyerde, bilezikler altınlar olduğu gibi duruyordu…Bunu kuyumcu Kadir de tasdik etti. Yunus Beyi benim öldürdüğüme ya da öldürttüğüme dair dedikoduları yapanları bulsam haklarında iftira suçundan dava açacağım..Zinhar Yurus beyi ben öldürmedim, öldürtmedim…Yazarıma ihtaren bildiririm…”

Savcı Salih on gün gader sôna Halille haber gönderdi.  ”Müddümü Bey  hem taziyeye gelmeg, hem de dosyayı tekemmül ettirmeg uçun bazı sorular sormag üzere ziyaretinize gelmeg istiyorlar… Böyleligle adliyeye gadar gelmelerine de lüzum hasıl olmaz!”

 

“Buyursunlar gelsinler!” dedi Rahime.

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.