ARIYORUZ

ARIYORUZ

Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.Anlamı kalmadıysaYurtta sulh, dünyada barışın.Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.Unutun tüm dediklerimi.Yıkın,...

A+A-

Yetmediyse acısı, şiddetin, savaşın.

Anlamı kalmadıysa

Yurtta sulh, dünyada barışın.

Eğer varsa ödülü, silahlanmayla yarışın.

Unutun tüm dediklerimi.

Yıkın, diktiğiniz heykellerimi…

(Süleyman Apaydın)

 

Büyük komutan, büyük devlet adamı, reformcu, cumhuriyetçi, halk adamı, Türk milletinin Ata'sı bundan 76. yıl önce Dolmabahçe Sarayı'nda hayata gözlerini yumdu. Yaşamını milletine adayan, bir imparatorluğun küllerinden ulus yaratan Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 76. Yıldönümündeözlemle anıyoruz.

SON ANLARINDA ATA'YA SEVGİ SELİ

Ata'nın sağlık durumu giderek kötüleşiyordu. 15 Eylül 1938'de vasiyetini hazırlattı. Ata'nın hastalığının giderek ilerlediği Kasım ayının ilk günleri Dolmabahçe Sarayı'nın önü, Ulu Önder'in sağlık haberini almak için her gün demir kapının parmaklıklarına sarılan genç, yaşlı, kadın, erkek vatandaşlarla doluydu. ''Atatürk nasıl?...'' diye soruyor, O'nun sağlığı hakkında bilgi almadan evlerine dönemiyorlardı.

''SAAT KAÇ?''

8 Kasım Salı günü saat 18.30'da ikinci koma başladı. Bu sırada Atatürk gözlerini açıyor ve yavaşça soruyordu: ''Saat kaç?...''        

Atatürk'e cevap verdiler. Sustu ve bir daha konuşmadı. Son sözleri bunlar olmuştu...        

10 Kasım 1938 sabahı acı haber tüm yurda yayıldı. Caddelerde, sokaklarda, evlerde milli bir yas yaşanıyordu, herkesin yüreğine adeta bir ok saplanmıştı. Türk milleti zamansız ebediyete intikal eden Ata'sına ağlıyordu... Bütün kuruluşlar bayraklarını yarıya çekerek mateme katılıyordu. Atatürk'ün ölüm haberi duyulur duyulmaz, gazetelerin telefonları aralıksız bir şekilde çalmaya başladı. İstanbul'da halk sokaklara dökülmüş, gazetelerin bulundukları yerlerin önüne toplanmıştı. Biraz sonra gazeteler ikinci baskılarında hükümet bildirisini yayınlıyorlardı.

BİR MİLLET AĞLIYOR

Atatürk'ün vefat ettiği gün Cumhuriyet Hükümeti, milletin duygularını dile getiren resmi bir tebliğ yayımladı, Tebliğde,"Müdavi ve müşavir tabiplerinin neşredilen son raporu Atatürk'ün dünyaya gözlerini kapadığını bildirmektedir. Bu acı hadise ile Türk vatanı büyük yapıcısını, Türk milleti Ulu Şefini, insanlık büyük evladını kaybetti. Milletimize içimiz yanarak bu tarife sığmayan ziyanından dolayı en derin taziyelerimizi sunarız. Kederlerimizin tesellisini ancak ve ancak onun büyük eserine bağlılıkta ve aziz vatanımızın hizmetinde ararız. Şurasını da her şeyden evvel beyan etmeliyiz ki, ölmez olan, O'nun büyük eseri Cumhuriyet Türkiye'sidir. Hükümetimiz, içinde bulunduğumuz bu mühim anda bugüne kadar olduğu gibi dikkatle vazife başındadır. Müesses olan nizamı ve vaziyeti idame hususunu, büyük Türk Milleti'nin hükümeti ile tek vücud olarak teyid ve temin edeceğine şüphe yoktur." denildi.

TÜM DÜNYAYI ÜZDÜ

Tarihe malolmuş saygın kişiliğiyle, insanlığın yetiştirdiği unutulmaz liderler arasındaki yerini alan Atatürk'ün ölümü yalnız Türk Ulusu'nu değil, tüm dünyayı derinden üzdü.

HERKES DOLMABAHÇE'YE KOŞTU

16 Kasım 1938'de Atatürk'ün naaşı Türk Bayrağının örttüğü bir katafalk üzerinde Dolmabahçe Sarayı'nın büyük tören salonuna konuldu. Genç, yaşlı herkes Atatürk'e son saygı görevini yapmak için Dolmabahçe'ye koştu. 19 Kasım 1938 Cumartesi sabahı Dolmabahçe Sarayı tören salonunda Prof. Şerafettin Yaltkaya cenaze namazını kıldırdı. Cenaze Alayı, İstanbul halkının gözyaşları arasında geçerek Gülhane Parkı'na geldi. Atatürk'ün naaşı burada bir torpidoya alınarak ''Yavuz'' zırhlısına konuldu. İzmit'te özel bir trene nakledilen cenaze, 20 Kasım 1938'de Ankara'ya getirildi.        

Atatürk'e geçici kabir olarak ayrılan Etnografya Müzesi'ne götürülen naaş, mermer lahdin üzerine saygı ile yerleştirildi. Ata'nın naaşı, Anıtkabir yapılıncaya kadar 15 yıl bu geçici kabirde kaldı.

''EBEDİ ŞEF''

Atatürk'ün naaşı 21 Kasım günü geçici istirahatgahı Etnografya Müzesi'ndeki katafalka yerleştirildi. Cumhuriyet Halk Partisi, ölümünden bir yıl sonra olağanüstü kurultayında, büyük kurucusunun ''Ebedi Şef'' olarak sonsuza dek yaşatılmasını kararlaştırdı.

ATA, SONSUZA DEK ANITKABİR'DE

Atatürk'ün naaşı, ölümünün 15. yılında, 10 Kasım 1953'te, büyük bir törenle Anıtkabir'e defnedildi.        

TÜRK ULUSU ATA'SINI UNUTMAYACAK

 

Ata'nın ebediyete intikalinin üzerinden tam 76 yıl geçti. Türk ulusu Ata'sını unutmadı, dünya döndüğü sürece de asla unutmayacak...

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.