1. YAZARLAR

  2. Kaya Öztaş

  3. ARI SİLİ MİS KİMİ-5
Kaya Öztaş

Kaya Öztaş

Yazarın Tüm Yazıları >

ARI SİLİ MİS KİMİ-5

A+A-

Hösüyn, yazara , yanı bâ döndü :” Yên tintabâtdır!  Birez deli doludur amma eyi arhadaşdır…Galbinde bi kötülô yogdur…Sâ bi roman yazdırmag isdey!”

- Eyle mi ?

Amma, niye yalan sôlemeli, içimden:”Dur bahalım hele, o zamanlar  memleketde üç gişiden biri polis…” dey sôleniy…

Hösdüm.

 Bi susgunlug oldu. Hösüyn de benim tintabâtlêmi biliy. O da bi terslig olmasın dey huzursuz… Birer  yudum dâ aldıg,havadan sudan bi iki haneg eddig .Hello  geldi.

“ Temam ağam, halleddim, a şindi mezelerimiz de gelir...”

Çiş edmegle mezelerin gelmesi arasındahı ince ilintiyi anamadım  amma ses edmedim. Hösdüm. Ameriha görmüş birisini bazen annamag zorlaşabilir dey düşündüm.

Bardânı yeniden doldurmuşdug.  Yarısını bi yudumda höpürdeddi. Âzına bi duzlu fısdıg attı.

Uzunca süren bi sessizlig oldu. Sessizlig benim gulaglarımı rahadsız ediy!

Hellonun bardâna boşaltdê arahı sesi sessizlê bozdu.

“ Hele  birez bi sôg su getir  yav...”dedi.

Bi sürahi bu, iki tene de güccüg  bahır sân getirip masıya goydum.

Hello bardândahı arahıy fondipledigden sôna Hösüyne döndü:

 “ Hele doldur yôrum Hösüyn, çogdandır içemeydig, nader oldu yav?…”

Sâtine bagdı.” Abov, beşaltı  sâddir içmemişig yav,  daha fazla gecigmiyeg , sôna mâdemiz, bize küser!…” deyp doldurulan bardân gene yarısını,  bi seferde höpletti.  Âzına iki duzlu fısdıg atdı…

Ben: “Böyle devam ederse bu bi sâte galmaz düşer!”dey düşünüyken o, bardân içindeki arahıy da madiye endirmişdi bile.

“ Hele şuna  azıcıg arahı goy bahalım ağam!” , dedi Hösüyne.” Bu bardân dibi delig mi ne ?!” Elindeki boş bardâ  bunnunun ucuynan  gösderdi…

Arhadaşı, arhadaşımız,Hellonun huyuna husuna alışıg, bardâ yarıya gader arahı, yarıya gader su doldurdu. Hello :

“ Eyvallah! Arahı verenin çogolsun ağam!” dedi.

Buz getirmeyi unuttuğumu fargettim. Biraz da zamandan gazanmag uçun hemen kagdım. ”Buz  getiriym !” dey müsâde istiyereg  odadan dışarı çıgdım. Bi sürahi buzlu su getirdim. Bi tabag da pendir, temetos, yôrd…

“ Zahmed edmiyeydin yôrum, taman her şey gelici dedim. Neyse gene de sağolasın…”

- Çiy küfte de gelici miydi? Bunu soran Hösüyn. 

- He he, yapacaglar  taman, hele  şindilig fısdıgnan idare edin, bag pendir, yôrd da var…”

Gürp! Bi tene dâ yuvalladı. Bardân yarısına gader…

Bardagları dohuşduruyken öyle altdan filan vurmey ha…Sahı sanırsın gendisi Antebin kiyası.

İşte onunla tanışmam böyle başladı.

Mezelerden heç birine dohunmey. Sağ elinin  dış yüzüynen bıyyıglarını, âzını guruley, âzına iki fıstıg atıy. Yumrug mezesi dey buna deyler heralda dey düşündüm.

Bıyyıgları sahı şô ressam Salvadar Dali. Enine boyuna, dış görünüşünde sâlam yapılı ellilig admışlıg  bi deliganlı. Birez ses ayarı yapmaguçun ôsürüp môsürdügden sôna:

 

“ Ağam, dedi, beki sâ annadmışlardır,  ben uzun zaman  Amerihada yaşadım.    Tam  bi sene yeddi ay on iki gün dohuz sât …Amma memlekete geri döndüm.  Oruya alışamadım, bizim Antebimiz kimisi yog! Ben bu Ameriha maceramın romanını yazdırıcım…Sen yazarmışsın…Ben de hele bi tanışag bâlım, yapacag mı, yapabileceg mi, anlaşabilecegmiyg dey geldim…” Devam Edecek 

Önceki ve Sonraki Yazılar

YAZIYA YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.