1. HABERLER

  2. GÜNCEL

  3. Adaletin sağlanması ilk görevlerim içinde
Adaletin sağlanması ilk  görevlerim içinde

Adaletin sağlanması ilk görevlerim içinde

Gaziantep Üniversitesi'nde 13 Temmuz'da yapılacak rektörlük seçimlerinde aday olan Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Bayram,...

A+A-

Gaziantep Üniversitesi'nde 13 Temmuz'da yapılacak rektörlük seçimlerinde aday olan Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Metin Bayram, öğretim üyelerine gönderdiği maillerle, rektör seçilmesi halinde yönetim tarzında nasıl değişiklikler yapacağını anlatıyor. Bayram, yeni dönemde yasal yeri olmayan Rektör  danışmanları adı altında bir görevlendirme yapılmayacağını söylerken,  öğretim üyelerinden haksızlığa uğradığını düşünen varsa haksızlıklarının  giderilmesi ve adaletin sağlanması ilk  görevlerim arasında olacaktır" dedi.Üniversite yönetiminin neredeyse tümünün  erkek öğretim üyelerinden oluştuğunu, bunun kabul edilemeyeceğini söyleyen Bayram, " Bundan sonra Üniversite yönetiminde tüm  kademelerde cins ayrımı yapılmayacak" dedi.

DÜNYA ÜNİVERSİTESİ NASIL OLURUZ?

Öğretim üyelerine tek tek mail göndererer, yaşanan sorunları ve bunlara getireceği çözüm önerilerini anlatan Metin Bayram, "Bir Üniversitenin ‘Dünya Üniversitesi’  olmasındaki en temel faktör onun içinde  çalışan öğretim üyelerinin başarılı işler  yapmasıdır. Ancak bunun için sadece  kadromuzda çok yetenekli insanları  barındırmak yeterli olamaz. Hep birlikte  gönül rahatlığı ve gururla ‘Gaziantep  Üniversiteli’ olduğumuzu söyleyebilecek  hale gelmemizin başarının ilk adımları  arasında olduğuna inanıyorum" dedi.

 

SESİMİZİ DUYURAMIYORUZ

'Şu anda görüyorum ki birçoğumuz Gaziantep  Üniversiteli kimliğinden olması gerektiği  kadar gurur duyamıyoruz' diyen Bayram,  şunları dile getirdi:" Her bir çalışanımızın sesini duyurabildiği, yeri  geldiğinde önerilerini, yeri geldiğinde  övgülerini, yeri geldiğinde eleştirilerini  iletebildiği için, bu kurumun ‘kendi’ kurumu  olduğunu söyleyebildiği bir iklimde  çalıştığımızda gücümüz de başarımız da  artacaktır. Neredeyse hiçbirimiz, sahip olduğumuz bütün  birikimlere rağmen, sesimizi yönetim  kadrosuna duyuramıyoruz, Üniversitemizde  dolayısıyla şehrimizde, bölgemizde,  ülkemizde, dünyada bir fark yaratmak için bir  şans yakalayamıyoruz. Farklı bir sözü olan ve bunu söylemek isteyenler çeşitli biçimlerde  suçlanıyor, yönetimin üst kademelerine  ulaşmaları engelleniyor, randevu talepleri  haftalarca aylarca daha sekreterlik  kademelerinde bekletiliyor, çeşitli hak  ihlallerine uğrama riskiyle karşı karşıya  kalıyor" diye konuştu.

KAPALI VE DAR KADRO

 

'Üniversite bu anlayışla, bu yönetim biçimiyle,  bu kadar içe dönük yönetim kadrolarıyla  yönetilmeye devam edilemez' diyen  Bayram,  "Arkadaşlar aynı şeyleri tekrar tekrar deneyerek , tekrar  tekrar aynı şeyleri yaparak farklı sonuçlar  elde edemeyiz. Her zaman yönetimde kalmayı alışkanlık haline getirmiş, görev isimleri değişse de kişi isimleri değişmeyen, içe kapalı, dar kadro yönetiminin Üniversitemizin yararlarına hizmet etmediğine hepimiz  tanık olduk. Bazı öğretim üyelerinin 4-5 hatta  bazı zamanlarda daha fazla idari görevi kendi  üstlerinde tuttuğuna şahit olduk. Bu durum ya  birkaç kişiden başka yetenekli, becerikli,  liyakatli bir öğretim üyesi olmadığının  inancını ya da idari görevlerin diğer  öğretim üyelerinden ne kadar saklandığını,  bu görevlere başka kimseyi dahil etmemeye,  öğretmemeye ne kadar kararlı olduklarını  göstermektedir. Bütün bunlar kendimize ve  çalışma arkadaşlarımıza ama en önemlisi  idareye karşı güvensizlik oluşturmamıza neden oluyor" şeklinde konuştu.

EL KALDIR İNDİR

Şu anda, bazı Fakülte ve Bölümlerinin  üniversite yönetiminde ağırlıkları oranında  temsil edilmediklerini söyleyen Bayram şunları söyledi:"Tüm bölümlerin ağırlıklarıyla doğru orantılı  olacak şekilde üniversite yönetimine  katılımının sağlanması ve gelişmenin önünü  açacak sürdürülebilir bir yönetimin  oluşturulabilmesi de gerekli. Öğretim  üyelerinin görüşleri doğrultusunda bölümlerin  gruplandırılarak yeni fakülteler açılması,  böylece temsilcilerinin uygun sayılarda  yönetimde söz sahibi kurullara katılmasının  sağlanması çözüm sürecinde yarar sağlayabilir. Senato, yönetim kurulu ve fakülte kurulu  toplantılarının gündemli ve saydamlık ilkesine  uygun olarak yapılması gerektiği halde şu anki  haliyle toplantılarının rektörün getirdiği  konuları el kaldırıp indirerek onaylayan bir  hale dönüştüğünü görüyoruz. Normal koşullarda yapılması  gereken, gündem maddelerinin kurul üyelerine  toplantıdan makul bir süre öncesinde  gönderilmesidir. Böylece, kurul üyelerinin  mensubu oldukları bölümdeki öğretim  üyelerinin gündem karar verilecek konular  hakkındaki görüşlerini öğrenip, akademik  kurullarında alacakları kararları toplantıya  getirerek fikirlerini korkusuzca  açıklayabilmeleri mümkün olabilir.  Üniversite Yönetim  Kurulu ve Senato Kararları da en kısa sürede,  aksatılmadan öğretim üyelerine bildirilmelidir.  İşleyişin bu şekilde sağlanması için elimden  geleni yapacağım."

REKTÖR DANIŞMANLARI OLMAYACAK

 

Yıllardır yönetim kadrolarında olup da bir  proje üretmeyen ve proje üretmemeyi marifet  sayan zihniyetlerle üniversitenin yönetilemeyeceğini dile getiren Bayram, "Yeni dönemde yasal yeri olmayan Rektör  danışmanları adı altında bir görevlendirme  yapılmayacaktır. Rektörün danışmanı tüm  öğretim üyeleridir. Kadroların verilmesi, öğretim üyelerinin  desteklenmesi Üniversite yönetiminin zaten  asli görevi olarak kabul edilmelidir. Şimdiye kadar  haksızlığa uğradığını düşünen herkesi  öncelikle dinleyerek, varsa haksızlıklarının giderilmesi ve adaletin sağlanması ilk  görevlerim arasında olacaktır" dedi.

YÖNETİMİN TAMAMI ERKEK

 

Üniversite yönetiminin neredeyse tümünün  erkek öğretim üyelerinden oluştuğunu, bunun kabul edilemeyeceğini söyleyen Bayram, "Bilimsel, sosyal bir açıklaması varsa biri bana  da anlatsın. Ben hiçbir açıklama bulamıyorum.  Bundan sonra Üniversite yönetiminde tüm  kademelerde cins ayrımı yapılmadan tüm  öğretim üyelerimizin liyakatleri doğrultusunda görev alması ve yönetime  katılması için gerekli hassasiyeti  göstereceğim. Ayrıca, üniversitemizin gelecekteki yöneticileri bugünün genç öğretim üyeleri olacaktır. Bu nedenle genç arkadaşlarımın yöneticiliği  öğrenebilmeleri ve geniş tabanlı yönetim  anlayışını devam ettirebilmeleri için istekli,  yönetim becerilerine sahip, her kıdem seviyesinden olabildiğince çok sayıda  arkadaşımızın bugünden itibaren yönetimin  içinde yer almasının sağlanmasının  geleceğimize bir yatırım olduğuna inanıyorum" dedi. 

Önceki ve Sonraki Haberler

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.